AML ön tanılı olgularda inv(16) CBFBETA-MYH11 inversiyonunun real time RT-PCR ile 5 yıllık sonuçlarının değerlendirilmesi

Makaleler > Tam Makale · 2015

Yazarlar: Aslı TETİK VARDARLI, Burçin KAYMAZ, Vildan BOZOK, Sunde YILMAZ SÜSLÜER, Duygu AYGÜNEŞ, Ayşegül DALMIZRAK, Çağdaş AKTAN, Ali Şahin KÜÇÜKASLAN, Tuğçe BALCI, Çağla KAYABAŞI, Besra ÖZMEN YELKEN, Nur SELVİ GÜNEL, Çığır BİRAY AVCI, Buket KOSOVA, Fatma Zuhal EROĞLU, Serap AKSOYLAR, Nazan ÇETİNGÜL Can BALKAN, Deniz YILMAZ, Yeşim AYDINOK, Ramazan Kaan KAVAKLI, Mahmut TÖBÜ, Murat TOMBULOĞLU, Filiz BÜYÜKKEÇECİ, Fahri ŞAHİN, Güray SAYDAM, Cumhur GÜNDÜZ

Ege Tıp Dergisi, Uluslararası, 2015, cilt 54, ss 26-29

DOI: 10.19161/etd.344103

Özet

Amaç: Bu çalışmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı'na 2009-2013 yılları arasında akut myeloid lösemi (AML) ön tanısı ile başvuran 402 olgunun (322 yetişkin, 80 çocuk) kan veya kemik iliği örneklerinin inv16 kantitasyon analizlerinin RT-PCR yöntemi ile değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastalardan alınan kan ve kemik iliği örneklerinden total RNA/mRNA izolasyonunu takiben cDNA'ları elde edilerek revers-transkriptaz-polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) yöntemiyle inv16 kantitasyonu LightCycler2 cihazında gerçekleştirildi. Bulgular: Dört yüz iki olgu, inv(16) CBFBETA-MYH11 inversiyonu açısından değerlendirildi. Yapılan analiz sonucunda 12 (% 4) erişkin ve 7 (% 9) çocuk olmak üzere toplam 19 olguda inv16 pozitifliği saptandı. Sonuç: Inv16 kantitatif analizi, AML hastalarının klinik değerlendirilmesinde, hastalığın seyri ve remisyon sağlanmasına yönelik tedavi protokollerinin uygulanmasında etkili bir yöntem olduğunu desteklemektedir. AML hasta grubunu içeren daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılarak elde edilen sonuçlar desteklenmelidir.

Detay görüntüle