İran Türklerinde Dede Korkut Destanlarının Yeniden Yaratımları

Makaleler > Tam Makale · 2026

Yazarlar: Fazıl ÖZDAMAR, Yasin Uysal

Milli Folklor, Uluslararası, Wos, 2026, cilt 19, ss 29-47

DOI: 10.58242/millifolklor.1918322

Özet

Türk Dünyası’nın ortak kültürel mirasındaki temel taşlardan biri olan ve yüzyıllardır hem yazılı hem de sözlü gelenekte aktarılagelen Dede Korkut destanları, Türkistan’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya ulaşmıştır. Bu destanların Türkiye, Azerbaycan ve İran Türkleri arasında canlılığını sür-dürmesinin en önemli nedenlerinden biri, söz konusu metinlerin şiirden romana, sinemadan tiyatro eserine kadar farklı edebî ve sanatsal türlerde yeniden üretilmiş olmalarıdır. Metinler arasılık usulüy-le yeniden yaratılan bu destanlar hakkında Türkiye ve Azerbaycan’da çeşitli çalışmalar yapılmışsa da bunların aynı usulle en fazla işlendiği İran Türk edebiyatı metinleri üzerine kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Türk Dünyası’nda en fazla Türk nüfusunun yaşadığı bölgelerden biri olan İran’da Dede Korkut Kitabı’ndaki destanların 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yeniden yaratılmaya başladığı görülmektedir. Bu süreç, metinler arasılıkta bir “alt metin” olarak kabul edilen Dede Korkut Kitabı’nın yeni bağlam ve amaçlar doğrultusunda biçimsel ve anlamsal dönüşümlere uğratılması şeklinde gerçekleşmiştir. İran Türklerinde Dede Korkut merkezli yeniden yaratımların öncüsü olan Bulud Karaçorlu Sehend, 12 destanı Güney Azerbaycan Türkçesi ile manzum şekilde yeniden kale-me almıştır. Sehend’in bu öncü çalışması, kendisinden sonraki pek çok şair, yazar ve âşığı etkileye-rek önemli bir gelenek oluşturmuştur. Yazılı gelenekteki bu üretimler, sonraki yıllarda farklı edebî şekil ve türlerle devam etmiştir. Bunlardan biri olan Hüseyin Feyzullahi Vahid, ürettiği dört eserinde Dede Korkut anlatmalarını hem şiir hem de âşık destanı/hikâyesi formunda; Mehemmed Ekberzade, tüm destanları mesnevi formunda; Hüseyin Mehemmedhani yine tüm destanları, Ali Rıza Zihak ise bir destanı âşık hikâyesi formunda yeniden yaratmıştır. Makalede el alınan özgün bulgulardan biri de yazılı gelenekteki bu üretimlerin kısa sürede sözlü geleneği etkilemiş olmasıdır. İran Türkü âşıkların-dan Menaf Renciberi, Cebrayil Halili ve Selçuk Şehbazi, yazılı olarak üretilen bu metinleri referans alarak Dede Korkut anlatmalarını saz eşliğinde icra edilen, nazım-nesir karışık âşık hikâyesi formuna dönüştürmüşlerdir. Makalede İran Türkleri arasında Dede Korkut Kitabı’ndaki 12 destanın yeniden yaratım süreci, bu süreçte yaratıcıların ekleme ve çıkarmalarıyla birlikte bu metinlerin hangi edebî türlerde yaratıldıkları ele alınmıştır. Yapılan incelemede yazılı gelenekteki üretimlerin bazılarının serbest ölçülü ve mesnevi tarzında, beyitlerden kurulu olduğu bazılarının âşık tarzı destan formunda yaratıldığı; sözlü gelenekteki üretimin ise sadece âşık destanı şeklinde yaratılıp sözlü olarak saz eşliğinde nakledildiği görülmüştür. Bu üretimlerin tümüne bakıldığında ilgili yaratmaların metinler arasılık dönüşümlerinden koşuklaştırma ve düzyazılaştırma olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak İran Türkü olan şair, yazar ve ediplerle bazı âşıkların İran Türklerinde millî kimlik inşa etmek ama-cıyla yazılı ve sözlü gelenekte çeşitli üretimler yaptığı ve yine bu amaçla Dede Korkut Kitabı’ndaki anlatmaları esas alarak bazen bir destanın olay örgüsüyle aynı bazen de bu olay örgülerine/den çeşitli eklemeler ve çıkarmalar yaparak 57 metin üretildiği sonucuna varılmıştır.

Detay görüntüle