AĞIZ KANSERİNİN ERKEN TEŞHİSİNDE POTANSİYEL BİYOMARKERLER: DOKUDAKİ LEPTİN VE ADİPONEKTİN SEVİYELERİNİN BELİRLENMESİ.
Proje no. 413 · Durum: Kapanmış · 2018
Özet
Amaç: Adipokinler metobolizmayı, enflamasyonu, anjiogenezi ve proliferasyonu yönlendiren biyoaktif proteinlerdir. Birbirine zıt etkileri olan leptin ve adiponektinin kanser gelişimiyle ilişkileri araştırıldığında, serum leptin seviyesindeki artış ile tümör büyümesi arasında pozitif yönde ilişki olabileceği, adiponektinin ise kanser gelişimini baskılayabildiği öne sürülmektedir. Bununla birlikte, aksi sonuçlar da bildirildiğinden, adipokinlerin kanser oluşumundaki rolleri henüz netleşmemiştir. Sunulan çalışmanın amacı histopatolojik olarak sağlıklı, displazik ve kanser olarak tanılanmış oral lezyonlara ait doku örneklerinde adiponektin ve leptin seviyelerini belirlemek ve bu belirteçlerin oral kanser gelişimindeki rollerini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı arşivinde yer alan ve histopatolojik olarak oral skuamöz hücreli karsinom (OSHK) (n=24), oral displazi (n=12) ve sağlıklı (n=16) olarak tanılanmış parafine gömülü doku örnekleri dahil edildi. PureLink FFPE total RNA Isolation kiti ile total RNA izolasyonu sonrasında, örneklerin konsantrasyon ve saflıkları Nanodrop cihazı (Thermo Scientific) ile belirlendi. İzole edilen RNA’lardan komplementer DNA sentezi High-Capacity cDNA Reverse Transcription kiti kullanılarak gerçekleştirildi. Dokulardaki adiponektin ve leptin ekspresyon farklılıkları qPCR ile belirlendi. OSHK ile ilişkili leptin ve adiponektin ekspresyon seviyelerinin normalizasyonu ACTB referans gene göre yapıldı. Leptin ve adiponektin ekspresyon verilerinin analizi karşılaştırmalı ??CT metodu ile gerçekleştirildi. 2-??CT değeri 2’nin üzerindeyse ekspresyonda artış, 1’in altındaysa ekspresyonda azalma olarak kabul edildi. Gruplar arasındaki leptin ve adiponektin gen ekspresyon farklılıkları sağlıklı, displazik ve OSHK gruplarındaki her bir gen için 2 ^ (- Delta CT) değerleri dikkate alınarak Student t-testi ile belirlendi (p <0,05). Bulgular: İstatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmamakla birlikte, sağlıklı grupla karşılaştırıldığında OSHK grubunda adiponektin ve leptin ekspresyon seviyelerinin sırasıyla 1,09 (p=0,49) ve 10,3 (p=0,22) kat azaldığı belirlendi. Displazi grubunda ekspresyon seviyeleri sağlıklı gruba göre değerlendirildiğinde, adiponektin ekspresyon seviyesinin 1,65 kat (p= 0,62) azaldığı, leptin ekspresyon seviyesinin ise 3 kat (p= 0,30) arttığı saptandı. OSHK ve displazi grupları karşılaştırıldığında, OSHK grubunda adiponektin ekspresyon seviyesinin 1,52 kat (p= 0,99) artığı, leptin ekspresyon seviyesinin ise 30,94 kat (p= 0,16) azaldığı saptandı. Örnekler riskli grup (OSHK+displazi) (n=36) ve sağlıklı grup (n= 16) olarak karşılaştırıldığında ise, riskli grupta leptin ekspresyonun 16,5 kat (p= 0,3) azaldığı, adiponektin ekspresyonunun ise 1,14 kat (p= 0,6) arttığı belirlendi. Sonuç: Literatürde sağlıklı, displazik ve OSHK tanısı almış oral lezyonlara ait doku örneklerinde leptin ve adiponektin ekspresyon seviyelerinin karşılaştırdığı bir araştırmaya rastlanmamıştır. Oral premalign lezyonlarda serum leptin seviyesinde artış, dil kanseri olgularında ise serum adiponektin seviyelerinde düşüş meydana geldiği bildirilmektedir. Çalışmamızın sonuçları riskli grup olarak tanımlanan displazik ve OSHK’lı örneklerde leptin ekspresyonunda belirgin bir azalma, adiponektin ekspresyonunda ise artış gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Örnek sayısının daha fazla olduğu araştırmalar, leptin ve adiponektinin ağız kanseri gelişimindeki rollerinin daha net şekilde açıklanmasına yardımcı olacaktır.