Kistik Ekinokokkozis hastalarının tanısında ve takibinde kullanılan arşiv serumlarında miR- 146a' nın ekspresyon seviyesinin araştırılması
Proje no. 29573 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2023
Özet
<p>Kistik Ekinokokkozis (KE), Echinococcus granulosus’ un metasestod formunun arakonak vücudunda içi sıvı dolu kistlere neden olduğu ihmal edilen paraziter bir enfeksiyondur ve her yaş grubundan insanı etkileyen önemli halk sağlığı sorunudur. KE enfeksiyonunun, cerrahi ve medikal tedavisinden sonra %2 ile 25 oranında nüks ihtimalini bulunmaktadır. KE’nin tanısında ve takibinde görüntüleme teknikleri ve serolojik yöntemlerin birlikte kullanımının standart bir yaklaşım olacağı belirtilmiştir. Ancak serolojik testlerin hastaya ait klinik değişkenlerden etkilenmesinden ve standardize edilebilen bir antijen bulunamamasından dolayı KE’nin tanısında ve takibinde sınırlı kaldığı bildirilmiştir. Bu nedenle, KE tanısında ve hasta takibinde parazit kaynaklı ve/veya parazite özgü mikroRNA (miRNA) gibi tanısal biyobelirteçlerin keşfine acil ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak literatürde bu konuda yapılan çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Planlanan çalışmada; KE hastalarına ait takip serumlarında miR- 146a’ nın varlığı ve takip süresince ekspresyon seviyelerindeki değişimlerin incelenerek hasta takibindeki yeri değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; proje sorumlusunun danışmanı olduğu ‘’ Kistik Ekinokokkozisli Hastaların Tanı ve Takibinde Yeni Multiepitop Rekombinant Peptit Antijeninin Kist Sıvısı Antijeni ile Karşılaştırılması, İmmun Yanıtın Kistin Evreleri ve Parazitin Genotipiyle İlişkilendirilmesi’’ başlıklı tez çalışmasında kullanılan takip hastalarına ait serum örnekleri dahil edilecektir. Bu örneklerde hedeflenen miRNA’ların varlığı ve ekspresyon seviyelerindeki değişimler Real-Time PCR Sistemi ile belirlenecektir. Projenin deneysel kısımları Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji AD ve Tıbbi Parazitoloji AD.’da yapılacaktır. KE enfeksiyonu ile miRNA ekspresyon farklılıkları arasında anlamlı bir ilişki ortaya konulduğu taktirde, KE enfeksiyonunun tanısı ve tedavi sonrası takibi için tanısal ve prognostik biyobelirteç adayı önerilecektir. Ayrıca ilerde oluşturulacak olan ‘’KE tanı- miRNA paneli’’ için veri sağlanmış olacaktır. Uzun vadede benzer çalışmalardan elde edilen verilerle oluşturulacak olan bu ‘’KE tanı- miRNA paneli’’nin görüntüleme ve serolojik yöntemlerle tanısı konulamayan küçük/yeni gelişen kistlerin, seronegatif hastaların ve nüksün erken tanısına imkan sunması ve tedavi planının şekillendirilmesine yardımcı olması beklenmektedir. Bu şekilde erken tanısı konulamadığı için kronikleşen ve operasyonla sonuçlanan KE vakaların önlenmesi hedeflenmektedir.</p>