KARABURUN ARKEOLOJİK YÜZEY ARAŞTIRMASI
Proje no. 935 · Durum: Kapanmış · 2015
Özet
Karaburun Arkeolojik Yüzey Araştırması, kısa adıyla KAYA, üç arazi sezonu boyunca Alt Paleolitik Dönemden Osmanlı Dönemi’ne kadar olan çağlara ait toplam 82 arkeolojik alan tespit etmiş olup bu alanları Peyzaj Arkeolojisi’nin teorik ilkeleri bağlamında belgelendirmiş ve incelemiştir. Proje, yaygın ve yaya yüzey araştırması yöntemini benimsemiştir. Proje verileri MS Access ve ArcGIS temelli bir veri tabanlarına girilmiş, toplanan veriler bu yazılımlar aracılığıyla işlenerek değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca tüm arkeolojik buluntuların ölçekli fotoğrafları çekilmiş, elle ve dijital ortamda teknik çizimleri yapılmıştır. Envanterlik mahiyette buluntular Çeşme Müzesi’ne teslim edilmiştir. Etüdlük ve amorf malzemeler Edebiyat Fakültesi KAYA laboratuvarında analiz edilmiştir. KAYA araştırması sayesinde, Karaburun Yarımadası’ndaki en erken buluntular günümüzden 250 bin yıl öncesine (Alt Paleolitik Dönem) uzandığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca Buzul Çağı’nın son evrelerinde (MÖ 12,000-10,000; Epipaleolitik) Karaburun’da yaşamış avcı-toplayıcı gruplara ilişkin ilk somut bulgular toplanmıştır. Hem Paleolitik hem de Epipaleolitik Dönemlere ait bu buluntular sadece Karaburun’un değil, tüm Batı Anadolu’nun bu dönemlere ait ilk arkeolojik buluntularıdır. Karaburun Yarımadası’ndaki ilk çiftçi toplumlara ait Neolitik yerleşmeler, ilk uzmanlaşmış toplumlara ait Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı buluntuları, Batı Anadolu’nun ilk karmaşık toplumlarına ait Geç Tunç Çağı buluntuları da proje kapsamında kayıt altına alınmış ve değerlendirilmiştir. Proje aynı zamanda, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı Dönemlerine ait arkeolojik, mimari ve epigrafik kalıntıları belgelemiş, bu kalıntıların uzmanlar tarafından çalışılmasını sağlamıştır. Proje kapsamında proje bitim tarihine kadar 2 uluslararası, 2 ulusal yayın yapılmıştır. Proje sonuçları yurtdışı ve yurtiçindeki bilimsel toplantılarda sunulmuştur. Proje bittiği dönemde yayın çalışmaları devam etmektedir ve 2018-2019 süresince 2 uluslararası ve 1 ulusal bilimsel makale daha literatüre kazandırılacaktır.