Gıdalara Lezzet Artırıcı Olarak Eklenen Monosodyum Glutamatın Erektil Fonksiyon Üzerine Etkileri
Proje no. 23616 · Durum: Kapanmış · 2022
Özet
Erektil fonksiyon, korpus kavernozumun gevşemesiyle ereksiyonun gerçekleşmesini sağlayan nörovasküler bir süreçtir. Erektil disfonksiyon (ED), cinsel performans için gerekli olan ereksiyona ulaşmada/sürdürmede bozukluk durumudur. 2025 yılında 322 milyon erkeğin ED hastası olacağı tahmin edilmektedir. NO, cGMP oluşumunu artırarak penil dokuyu gevşeten önemli bir gazotransmitterdir. NO’in biyoyararlanımının hipertansiyon, diyabet, hiperlipidemi ve bunlara bağlı ortaya çıkan oksidatif stres durumlarında azalması, düz kas tonusunun artmasına neden olmakta ve erektil disfonksiyon ile sonuçlanmaktadır. Monosodyum glutamat (MSG), lezzet arttırıcı olarak en yaygın kullanılan gıda katkı maddelerinden biridir. Doyma hissini baskılayarak bireylere daha çok yemek arzusu oluşturmakta ve bağımlılık yaratmaktadır. Günümüzde farklı sektörlerde çalışan yetişkinlerin teknoloji tabanlı yoğun iş programları nedeniyle beslenme düzeni, MSG içeren "hazır yiyeceklere" ya da "abur cuburlara" bağımlıdır. MSG, hayvan modellerinde metabolik sendroma, obeziteye, cinsel ve davranışsal işlev bozukluğuna sebep olmaktadır. MSG’nin<em> in vivo</em> ve <em>in vitro </em>koşullarda vasküler yanıtları ve erkeklerde üreme dokularının işlevini bozduğu bildirilirken, literatürde korpus kavernozumun fonksiyonel yanıtlarını ne şekilde değiştirdiğine dair bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle araştırmanın amacı, ilk kez MSG’nin korpus kavernozum dokusunun kasılma ve gevşeme yanıtları üzerindeki etkisinin ve mekanizmasının izole organ banyosu deneyleri aracılığıyla aydınlatılmasıdır. Erektil disfonksiyon aynı zamanda kardiyovasküler hastalıkların erken bir belirtecidir ve korpus kavernozum yanıtlarındaki değişiklikler, kardiyovasküler hastalıklar ve erektil disfonksiyona karşı klinik önlem alınmasını gerektiren önemli bir göstergedir. Günümüzde artan MSG tüketimi ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle MSG ilişkili moleküler, metabolik ve vasküler mekanizmalar araştırılmalıdır.