Chryseobacterium sp.'den elde edilen biyosürfektanın, kromatografik yöntemlerle saflaştırılması antibakteriyal, antibiyofilm ve sitotoksik etkilerinin belirlenmesi
Proje no. 21674 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2020
Özet
Sürfektanlar, yüzey gerilimini azaltan amfipatik moleküllerdir. Son yıllarda çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik çalışmalarda, kimyasal olarak üretilen sürfektanlar yerine mikroorganizmalar tarafından üretilen biyosürfektanlar daha cazip hale gelmiştir. İlaç, kozmetik, gıda endüstrisi gibi birçok alanda geniş kullanıma sahip olan biyosürfektanlar; farklı mikroorganizmalar tarafından üretilmektedir. Çalışmamızda makine yağları kontamine olmuş topraktan izole edilen <em>Chryseobacterium</em> sp. kullanılacaktır. Daha önce yaptığımız ön denemeler sonucunda <em>Chryseobacterium</em> sp.’den biyosürfektan elde edilerek, <em>Pseudomonas aeruginosa </em>(ATCC 15442) bakterisi kullanıldığında antimikrobiyal aktivitesine sahip olduğu tarafımızdan belirlenmiştir. Proje kapsamında ön denemeleri yapılmış olan bu ürünün; farklı karbon ve azot kaynakları, pH, sıcaklık gibi farklı parametreleri çalışılacak olup bakterinin biyosürfektan üretimi için gerekli optimum koşulları ve saklanması için gerekli olan stabilite koşulları belirlenecektir. Biyosürfektanın Gram pozitif/negatif bakterilere karşı antimikrobiyal aktivitesi belirlenecek olup, antibiyofilm ve sitotoksik etkileri araştırılacaktır. Ayrıca biyosürfektanın; Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi (HPLC), Gaz Kromatografi Alev İyonlaşmalı Dedektör (GC-FID), Zayıflatılmış Toplam Yansıma- Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektrometresi (ATR-FTIR), Nükleer manyetik rezonans (NMR) ve Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) cihazları ile kimyasal karakterizasyonu belirlenecektir.<br /> Günümüze dek yapılan biyosürfektan çalışmalarında, genellikle ramnolipit yapıda biyosürfektanların olduğu ve <em>Chyrseobacterium</em> sp.’e ait çalışmaların oldukça az olduğu görülmüştür. Çalışmamızda biyosürfektanın <em>Chryseobacterium</em> sp.’den elde edilmiş olması çalışmamıza özgünlük katacağını düşünmekteyiz. Ayrıca saflaştırma çalışmaları sonucunda yeni biyosürfektan türü elde etme olasılığımız ve bu durumda sanayide farklı bir ürün piyasaya sürme ihtimalini beraberinde getirecektir. 24 aylık proje sürecinde optimum koşullarda üretilen biyosürfektanın kimyasal karakterizasyonu belirlenmiş olması, stabilite çalışmalarının tamamlanmış, antimiktobiyal, antibiyofilm ve sitotoksik etkileri belirlenmiş olması hedeflenmiştir.