NöroAIDS Tedavisinde Burundan Beyne Hedefleme İçin Lamivudin Yüklü Lipit Kaplı Partiküler Formülasyonların Geliştirilmesi İn Vitro ve İn Vivo Değerlendirilmesi

Proje no. 23983 · Durum: Kapanmış · 2022

Özet

<p>AIDS hastalığı İngilizce’de&nbsp;Acquired Immune Deficiency Syndrome (Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu)&nbsp;olarak adlandırılan virüs kaynaklı bir bağışıklık problemidir. Hastalığa neden olan insan immün yetmezlik virüsü (HIV), vücudun savunmasında rol oynayan önemli hücreleri yok ederek bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olur. Genellikle HIV/AIDS şeklinde de kısaltılan bu hastalıkta bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu ağır enfeksiyonlar, hatta kanser bile ortaya çıkabilir.&nbsp;HIV, enfeksiyonun erken evresinde merkezi sinir sistemini (MSS) işgal eder. NöroAIDS; MSS’de yetersiz antiretroviral (ARV) ilaç konsantrasyonu sonucu olarak ortaya çıkar ve uzun süre seropozitif olan (kanında HIV virüsü bulunan) hastalar arasında önemli bir sorundur.</p><p>Lamivudin; 2001 yılında HIV tedavisi için oral yoldan kullanılmak üzere FDA tarafından onaylanmış nükleozid revers transkriptaz inhibitörleri (NRTI) kategorisinden bir ARV ilaçtır.&nbsp;Lamivudin AIDS tedavisinde sıklıkla tercih edilen etkin maddedir. Ancak AIDS tedavisinde kullanılan ARV ilaçlar kan-beyin bariyerini (KBB) geçemezler ya da sınırlı geçebilirler. Bu nedenle beyindeki virüsler üzerinde etkileri oldukça azdır.&nbsp;Ayrıca, antiretroviral ilaçlar ilk geçiş etkisi ve kısa yarılanma ömürleri nedeniyle düşük biyoyararlanım gösterirler.</p><p>NöroAIDS tedavisinde oral yoldan kullanılan ilaçların KBB’yi geçememesi ve buradaki virüsleri baskılayamaması nedeniyle son yıllarda intranazal uygulamalar giderek daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. İntranazal uygulama; ilk geçiş etkisinin olmaması, hızlı absorpsiyonu, yüksek biyoyararlanımı, düşük enzimatik aktivitesi, mukozanın yüksek geçirgenliği, oral uygulamaya göre daha düşük dozda etkinliğinin olması, buna bağlı olarak doz aşımı riskinin daha az olması, hasta uyuncunun yüksek olması ve hızlı tedavi edici etkisi nedeniyle diğer uygulama yollarına göre üstünlük sağlamaktadır. Bu avantajlarının yanı sıra intranazal uygulama KBB’yi geçmek ve beyinde yeterli miktarda ilaç konsantrasyonunu sağlayabilmek için de önemli bir yol olmaktadır.</p><p>Önerilen projenin amacı, nöroAIDS tedavisinde kullanılmak üzere, Lamivudin etkin maddesini içeren ve intranazal yolla uygulanabilen nano taşıyıcılı bir formülasyon geliştirilmesi ve bu formülasyonun etkinliğinin <em>in vitro, ex vivo</em> ve hayvan modelleriyle <em>in vivo</em> olarak gösterilmesidir.&nbsp;Seçilen Lamivudin etkin maddesinin piyasada ARV ilaç olarak kullanılan oral formu mevcuttur ancak intranazal kullanılan formülasyonu bulunmamaktadır. Çalışmamızda ilk olarak Lamivudin etkin maddesi içeren lipit kaplı nanopartiküler sistemler hazırlanacak ve karakterizasyon çalışmaları yapılacaktır. Bir sonraki adımda lipit kaplı nanopartiküller, <em>in situ</em> jel içerisinde dağıtılarak intranazal uygulanmak üzere yarı katı formülasyonları hazırlanacaktır. Hücre kültürü çalışmaları ile formülasyonun permeabilitesi ve <em>in vitro</em> etkinliği belirlenecektir. Son olarak, geliştirilen formülasyonun etkinliği, sıçanlarda <em>in vivo</em> olarak gösterilecektir.</p><p>Bu çalışmalar doğrultusunda projenin ana hedefi, nöroAIDS tedavisinde Lamivudin içeren intranazal uygulanabilen patentlenebilir, yenilikçi ve ilaç sanayisine uygulanabilir bir formülasyon önerisinin yapılmasıdır. Ayrıca, yapılacak Ar-Ge çalışmalarının ülkemizin 2024 hedefleri kapsamında bulunan yerli ve milli ilaç üretimi misyon ve vizyonuna katkıda bulunması beklenmektedir.<strong> </strong></p>

Detay görüntüle