Periodontal Durum Ve Menopoz Arasındaki İlişkinin Klinik Biyokimyasal Ve Mikrobiyal ParametrelerAracılığıyla İncelenmesi

Proje no. 21085 · Durum: Kapanmış · 2020

Özet

Amaç: Menopoz sonrası dönemde dolaşımdaki östrojen seviyelerinin azalması, pek çok sistemik hastalığa yatkınlığı etkilemektedir. Diş çevresi dokuların enflamatuar hastalığı olan periodontitis, kişilerin lokal mikrobiyal eklentilere karşı gelişen immün cevabı tarafından şekillenen bir durumdur. Çalışmamızın amacı, menopoz sonrası dönemde gerçekleşen enflamasyon yanıtındaki olası farklılıkları, klinik, biyokimyasal ve mikrobiyal parametreler aracılığı ile menopoz öncesi grupla karşılaştırarak incelemek olmuştur. Yöntem: Çalışmaya menopoz öncesi (MÖG) 72, menopoz sonrası (MSG) 76 birey dahil edilmiştir. Kişilerin periodontal klinik ölçümleri yapılan ağız içi muayene ile kayıt edilmiştir. Kullanılan biyokimyasal belirteçler enflamatuar sitokinlerden IL-6, IL-7 ve TNF ? ve antienflamatuar bir sitokin olan IL-10’dur. Bu sitokinlerin salya ve serum düzeyleri ELISA yöntemi ile tespit edilmiştir. Belirli periodontal patojen türlerinin diş plağındaki bollukları polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile belirlenmiş, ayrıca 13 hastanın diş plağı örneklerinin 16S rRNA dizileme metodu ile mikrobiyom analizi için hizmet alımı yapılmıştır. İstatistiksel parametrik yöntem olarak faktöriyel ANOVA kullanılmıştır. Klinik, mikrobiyal ve biyokimyasal değişkenler arası doğrusal ilişki varlığı Spearman ya da Pearson korelasyon analizi ile incelenmiş, tüm hipotez testleri ?=0,05 önem düzeyinde uygulanmıştır. Bulgular: Ortalama yaş MSG’de 54±5, MÖG’de 40±4'dür (p<0.000). MSG'nin ortalama vücut kitle indeksi ve kayıp diş sayısı istatistiksel olarak anlamı düzeyde yüksektir (sırasıyla p=0.009 ve p<0.000). Yaş farkına rağmen iki grubun periodontal teşhis dağılımlarında veya periodontal klinik ölçümlerin ortalama değerlerinde farklılık görülmemiştir. Ayrıca PZR ile miktarları tespit edilen bakteri türlerinden Fusobacterium nucleatum’un pozitif olarak tespit edildiği kişi sayısı MSG’de daha fazladır (p=0.047). Bunun dışında herhangi bir bakteri türünün pozitif tespit edilme yüzdesi veya gen kopya miktarında iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Hizmet alımı ile gerçekleştirilen mikrobiyom analizinde, periodontal açıdan sağlıklı katılımcılarda, 16 bakteri türünün göreceli bollukları açısından menopoz öncesi ve sonrası kadınlar arasında fark olduğu görülmüştür (p<0.005). Serum IL-10 oranları MÖG’de, MSG’ye kıyasla anlamlı seviyede yüksektir (p=0.017). Diğer serum belirteçlerinde gruplar arasında fark görülmemiştir. Salya IL-7, TNF ? ve IL-10 oranlarının da MÖG’de, MSG’ye kıyasla anlamlı seviyede yüksek olduğu tespit edilmiştir (sırasıyla p=0.021, <0.000, 0.002). Sonuçlar: Grupların periodontal klinik ölçümleri ve incelenen patojen düzeylerindeki homojenliğe ragmen serum ve salya IL-10 oranlarının menopoz öncesi grupta yüksek oluşu 7 östrojenin antienflamatuar etkisi ile ilişkilendirilebilir. Salyada IL-7 ve TNF ?’nın yüksek oluşu ile östrojenin sebep olduğu mikrobiyota değişikliklerinin olası ilişkisini incelemek amacı ile menopoz öncesi ve sonrası kadınlarda mikrobiyotanın yeni nesil dizileme gibi yüksek veri çıktılı yöntemler ile tanımlanması ve bu verilerin klinik ve biyokimyasal parametreler ile ilişkisinin gelecek çalışmalar ile incelenmesi önerilmektedir.

Detay görüntüle