Fitoöstrojen etkiye sahip bir izoflavonoidin antianjiyogenik potansiyelinin ve hücre temelli antioksidan kapasitesinin belirlenmesi
Proje no. 21853 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2020
Özet
Kontrolsüz büyüme, anjiyogenik yeni damarların oluşması, metastazik anormal hücrelerin yayılması ve programlanmış hücre ölümü ile karakteri edilen kanser, oldukça karmaşık prosesleri içeren bir hastalık grubu olmasının yanı sıra tedavisi zaman alıcı, masraflı ve yan etkiler bakımından bireylerin yaşam kalitelerini düşüren bir hastalıktır. Karsinojenlerin, çeşitli immün sistem hastalıklarının ve uzun süren enfeksiyonların yol açtığı kronik inflamasyonun kanseri tetiklediği bilinmekle birlikte anjiyogenezi arttırdığı ve apoptozu engellendiği de ortaya konmuştur. Bitkiler binlerce yıldır ilaç olarak kullanmakta ve günümüzde de çeşitli hastalıkların tedavisinde geleneksel olarak kullanımlarının yanı sıra, yeni terapötik ajanların geliştirilmesinde de bitki kökenli bileşikler önemli kaynaklar olarak kabul edilmektedir. Gelişen spektral yöntemlerle, bitkilerde bulunan sekonder bileşiklerin yapılarının aydınlatılması ve aktivitelerinin araştırılması sonucu, çok sayıda bitkisel kaynaklı farmasötik ürün, özellikle alternatif tedavide yerini almıştır. Bu bileşikler, tedavisi zor olan kanser gibi hastalıklarda sitotoksik ve kanseri engelleyici etkileri de kapsayan farmakolojik özelliklerinden ötürü dikkate değer bir öneme sahiptirler. Bitkilerden elde edilen flavonoid sınıfına ait olan izoflavonoidler, fitoöstrojenik yapıda olup, çeşitli kanser türlerine karşı proapoptotik ve anti-anjiyogenik etki gösterirler. Projede etkin madde olarak seçilen prunetin fitoöstrojenik etkiye sahip olup kimyasal yapı bakımından literatürde sıklıkla çalışılan daidzein, biochanin A, formononetin, genistein gibi izoflavonoidler benzemektedir. Bununla birlikte biyolojik etkinliğine ilişkin araştırmaların oldukça kısıtlı olduğu prunetinin anti-anjiyogenik ve anti-inflamatuvar etkinliği ilk defa bu proje kapsamında ortaya konması hedeflenmiştir. Bu amaçla döllenmiş tavuk yumurtalarında olası anjiyogenez inhibitörü etkinliği ile hücre temelli antioksidan kapasitesi belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların sonucunda prunetinin güçlü bir anioksidan ve anti-anjiyogenik etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Bu özelliklerine sahip olması nedeniyle ümit verici sonuçları göz önüne alındığında anti-kanser tedavisini desteklemek için prunetinin uygulanabileceği ortaya konmuştur.