Acil servise başvuran kritik bakım hastalarında serum ferritin düzeyinin mortalite ve morbidite üzerine etkisinin araştırılması
Proje no. 32007 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2024
Özet
<p>Kritik bakım hastaları acil servise başvuran hastaların önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu hastaların takibi, tedavisi ve prognozunun belirlenmesi, kritik hasta bakımı alanında çalışan sağlık personelleri için büyük bir zorluk teşkil etmektedir. Bu alanda yapılan araştırmalar, hastalara daha etkili bir tedavi sunmak ve mortalite oranlarını düşürmek için önemli veriler sağlamaktadır.</p><p>Ferritin, vücuttaki demir depolarının ana formudur ve ayrıca demir depolarından bağımsız olarak inflamasyon durumunda akut faz reaktanıdır. Ferritin seviyeleri, vücuttaki inflamasyon, enfeksiyon, kanser, koroner arter hastalığı ve diğer hastalıklarla ilişkili olarak artabilir. Literatürde serum ferritin düzeyinin yüksekliğinin inflamasyon ve oksidatif stres ile ilişkili birçok hastalığın patogenezinde rol oynadığı gösterilmiştir. Ferritin, bir demir depolama belirteci işlevinin ötesinde, yalnızca demir iletiminde değil, proliferasyon, anjiyogenez ve immünsüpresyonda da olası rolleri olan çok işlevli bir proteindir. Aynı zamanda sentezi sitokinler tarafından yönlendirilen ve inflamatuar durumlarda seviyeleri artan bir akut faz proteinidir. Ferritinin çok sayıda kronik hastalığın gelişiminde seyirci mi yoksa nedensel bir faktör mü olduğu bilinmemektedir. Ayrıca, kronik hastalıklarla ilgili net bir ferritin eşik değeri hala belirsizdir. Ferritinin prognostik bir biyobelirteç olarak potansiyel önemine rağmen, sadece birkaç gözlemsel çalışma mortalite ile ilişkisini araştırmıştır. Son yıllarda Covid-19 pandemisiyle birlikte acil servise başvuran Covid-19 hastalarında serum ferritin düzeyinin prognostik önemi hakkında daha fazla araştırma yapılmaktadır. Birçok çalışmada, Covid-19 hastalarında yüksek serum ferritin düzeylerinin kötü prognoz ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Literatürde yüksek serum ferritin düzeylerinin yanısıra düşük serum ferritin düzeylerinin de kötü prognoz ile ilişkili olduğuna dair çalışmalar mevcuttur. Ancak bu çalışmalarda yeterli veri ve hasta sayısına ulaşılamadığı için bu konuda daha fazla araştırma ve çalışma gerekmektedir.</p><p> Ferritin, akut faz reaktanı olduğu için, inflamasyon, sepsis gibi durumlarda yükselmesi ve bu yüksekliğin mortalite ilişkisi literatürde ortaya konmuştur. Ancak literatürde ferritin yüksekliği için belirlenmiş bir cut-off bulunmamaktadır. Bazı çalışmalarda 200 ug/L veya 500 ug/L değerleri yüksek ferritin düzeyi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca ferritinin 9000 ug/L yüksek olduğu durumlarda hastalarda hemofagositoz sendromları ile ilişkili olabileceği gösterilmiştir. 2023 yılında yapılan bir çalışmada kritik bakım hastalarında hiperferritinemi saptanan hastalar incelenmiş olup, sepsis, septik şok ve hematolojik malignensilerde ferritin yüksekliğinin daha sık olduğu ve mortaliteyle ilişkili olduğu belirtilmiştir.</p><p>2016 yılında yayınlanan Shoji ve ark. yaptığı çalışmada, yüksek serum albümin seviyelerine sahip hastalarda ferritin seviyesi düşük olan hastaların mortalite ile anlamlı ilişkisi gözlemlenmiştir. Yüksek ferritin seviyelerine sahip hastalarda tüm nedenlere bağlı mortalite ile anlamlı bir ilişki gösterilmiştir. Yine aynı çalışmada inflamasyonun yokluğunda veya çok düşük derecesinde bile, yüksek serum ferritin seviyesinin inflamasyon belirteçlerinden bağımsız olarak kötü klinik sonuçları öngörebildiği gösterilmiştir.</p><p>Park ve ark. yaptığı çalışmada, yüksek serum ferritin düzeyine (>142,6 ng/mL) sahip grupların tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin, düşük serum ferritin düzeyine sahip olanlara göre daha yüksek olduğunu ve serum ferritin ile ölüm riski arasındaki ilişkinin sistemik inflamasyon ve beslenmeden bağımsız olduğunu göstermiştir.</p><p>2017 yılında yayınlanan Kadoglou ve ark. yaptığı çalışmada, erkeklerde yaş, kronik hastalıklar ve anemi için düzeltme yapıldıktan sonra yüksek ferritin düzeyleri ile kardiyovasküler mortalite riski arasında pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Hiperferritenemili (194-598 ng/ml) sağlıklı erkekler, referans kategorisine kıyasla tüm nedenlere bağlı ve kardiyovasküler mortalite açısından önemli ölçüde artmış risk altında bulunmuştur. Giderek artan sayıda kanıt, düşük veya yüksek ferritin değerlerinin hematolojik hastalık, böbrek hastalığı, metabolik hastalık, kardiyovasküler hastalık, kanser ve diğer hastalıkları olan hastalarda artan mortalitenin habercisi olabileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak hem yüksek hem de düşük ferritin seviyeleri, kardiyovasküler ve diğer kronik hastalıkların ilerlemesini tetikleyen artmış inflamasyon ile ilişkili olabileği gösterilmiştir.</p><p>2022 yılında yayınlanan Mitchella ve ark. yaptığı çalışmada, hem yüksek hem de düşük ferritin düzeylerinin tüm nedenlere bağlı mortalite ile olan ilişkilerinin, yüksek crp düzeyinden bağımsız olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Yine kontrol değişkeni olarak crp’yi içeren bir çalışmada düşük ferritin düzeylerinin tüm nedenlere bağlı mortalite artışıyla ilişkili olduğu buna karşılık yüksek ferritin düzeylerinin de tüm nedenlere bağlı mortalite artışıyla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca çalışmada major kronik hastalığı olmayan erkeklerde ferritinin tüm nedenlere bağlı mortalite artışı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.</p><p>2023 yılında yayınlanan Hamilton ve ark. yaptığı çalışmada, demir eksikliğinin, kendisinin morbidite için bir neden olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar literatürde yapılan bir çalışmada demir takviyesi alan hastaların, patojenlerin de çoğalmak için demir ihtiyacı göz önüne alınarak enfeksiyon gelişme riskinde artış bulunmuş olsa da, randomize kontrollü çalışmalarda bu durum desteklenmemiştir. Sepsis veya inflamatuar durumlarda demir biyobelirteçlernin rolünü araştırmayı hedefleyen Hamilton ve ark. çalışmasında, demir deposunun önemli bir göstergesi olan ferritin düzeyinin yüksekliğinin sepsis olasılığını artırdığını ve bu ilişkinin lineer korelasyonda olduğu gösterilmiştir. Ancak demir homeostazının bozulduğu ve ferritin düzeyinin düşük olduğu, yani doğrunun diğer ucunda da sepsis riskinin yüksek olduğu gösterilmiştir. Yani ferritinin hem eksikliğinde hem yüksekliğinde sepsis riskini artırdığı gösterilmiştir. Ayrıca literatürde kalp yetmezliği bulunan hastalarda ferritin düzeyinin düşük olması akut kalp yetmezliği nedeniyle hastane yatışları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.</p><p>Bu çalışmalar ışığında, acil servis kritik bakım alanında takip edilen hastalarda serum ferritin düzeyi, mortalite ve morbidite belirlemede CRP, GGT, lökosit sayısı, nötrofil/lenfosit oranı, albümin, prokalsitonin gibi rutin olarak değerlendirilen biyokimyasal ve hematolojik parametreler arasında bulunmaktadır. Bu hastalar, genellikle yüksek mortalite ve morbidite riski altındadır ve ferritin düzeyleri, hastalığın seyrini ve sonucunu tahmin etmede kullanışlı bir araç olabilir. Ancak, acil serviste covid-19 harici kritik bakım hastalarında düşük ve yüksek ferritin düzeyi ile yüksek mortalite ve morbidite arasındaki ilişkiyi inceleyen çok az sayıda çalışma mevcuttur.</p><p>Örneğin, yüksek ferritin düzeyleri, akut kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği ve diğer hastalıklarda kötü prognoz ile ilişkili olabilir.</p><p>Bu çalışmada, acil servise başvuran kritik bakım hastalarının serum ferritin düzeylerinin 1 aylık mortalite ve morbidite ile olan ilişkisi araştırılacaktır. Acil servise başvuran kritik bakım hastalarının örnekleri, Ege Üniversitesi Biyokimya Laboratuvarı'na gönderilecek ve serum ferritin düzeyleri burada çalışılacaktır. Ferritin düzeyiyle birlikte daha önceki çalışmalarla desteklenmiş ve prognoz tayininde kullanılmakta olan CRP, GGT, lökosit sayısı, hemoglobin, nötrofil/lenfosit oranı, albümin, prokalsitonin gibi diğer biyokimyasal ve hematolojik parametreler arasındaki ilişki de incelenecektir. Serum ferritin düzeyleri <20 µg/L , 20-40 µg/L , 40-60 µg/L , 60-80 µg/L , 80-100 µg/L , 100-200 µg/L , 200-300 µg/L , 300-400 µg/L , 400-500 µg/L , 500-1000 µg/L , >1000 µg/L olarak sınıflandırılacaktır. Daha sonra bu alt gruplar ile anemisi olanlar (hemoglobin düzeyleri <12 gr/dl olanlar), cinsiyet, akut faz reaktanları, acil servis tanısı olarak kategorize edilecektir. Daha sonra bu değişkenlerle birlikte acil servis başvurusunun 48. saatinde ve 1 ayın sonunda mortaliteye etkisi araştırılacaktır. İkincil amaç olarak da bu değişkenlerle morbidite (entübasyon, inotrop, major kardiyak olay,trombolitik ihtiyacı) arasındaki ilişki değerlendirilecektir. Bu çalışmanın sonuçları, kritik hasta bakımında kullanılan serum ferritin düzeyinin prognoz üzerine etkisini gösterecek ve bu hastalara daha etkili bir tedavi sağlamak için klinik uygulamalara yön verecektir.</p>