EGE BÖLGESİ KOŞULLARINDA ÜRETİLEN ORGANİK HAYVAN YEMLERİNDE FARKLI MÜNAVEBE SİSTEMLERİNDE OLUŞAN POTANSİYEL MİKOTOKSİJENİK KÜFLERİN TANILANMASI
Proje no. 574 · Durum: Kapanmış · 2014
Özet
Mikotoksin, farklı küfler tarafından sentezlenen sekonder toksik bileşiklerdir. Mikotoksinler, gıda ve yemlerde bulunan insan ve hayvan sağlığını tehdit eden en tehlikeli kimyasal etkenlerdendir. Yem, yem hammaddeleri ve gıdalarda nem, ısı, oksijen ve süre gibi uygun şartlarda oluşabilmektedir. Küflerin ürettiği mikotoksinleri içeren gıdaları tüketen hayvan ve insanlarda subakut, akut ve özelikle de kronik zehirlenmelere ve ölümlere neden olmaktadırlar. Mikotoksinlerin çoğu Aspergillus , Penicillium ve Fusarium genusu üyeleri tarafından sentezlenmektedir. Bugün bilinen 300-400’den fazla mikotoksin olmasına rağmen aflatoksinler, okratoksinler, trikotesenler, zearalenonlar, patulin ve fumonisinler yem ve gıdalarda bulunarak, insan ve hayvan sağlığı için risk oluşturan mikotoksinlerin başında gelmektedirler. Yem ve yem ürünleri toksik küf gelişmesi ve mikotoksin oluşumu için hasat öncesinde, hasat sırasında ve sonrasında ısı ve rutubet gibi uygun şartlarda küflerin istilasına uğrayarak mikotoksinler ile kontamine olabilirler. Her yıl dünyada tahıl ve yağlı tohum üretiminin en az %1'i çürüme ve küflenme yüzünden kullanılamaz hale gelmekte ve %25'e yakın kısmı da farklı oranlarda mikotoksinlerle kirlenmektedirler. Çalışmamızın amacı; besin değeri yüksek, düşük maliyetli ve kalite yönünden en önemli belirleyici faktörlerden olan küf ve mikotoksin içermeyen organik yemleri üretmek amacıyla, toprak ve ürün örneklerinden potansiyel mikotoksin üreticisi fungal türlerin izolasyonu ve identifikasyonunu yapmaktır. Çalışmamızda; hasat öncesi ve sonrasında alınan toprak ve yem ürünleri kullanılmıştır. Alınan 48 adet toprak ve 32 adet ürün örneklerinden potansiyel mikotoksin üreticisi fungal türlerin izolasyonu için seyreltme esasına dayalı teknik kullanılmıştır. Uygun koşullardaki inkübasyonun ardından elde edilen Aspergillus, Penicillium, Alternaria ve Cladosporium genuslarına ait izolatlar fenotipik olarak tanılanmıştır. Fenotipik tanılama sonucunda 17 adet Aspergillus flavus, 24 adet Aspergillus amstelodami, 35 adet Aspergillus terreus, 12 adet Aspergillus japonicus, 1 adet Aspergillus ostianus, 1 adet Aspergillus versicolor, 23 adet Aspergillus ustus, 2 adet Aspergillus ochraceus, 35 adet Aspergillus niger, 1 adet Aspergillus clavatus, 3 adet Aspergillus wentii, 1 adet Aspergillus alliaceus, 2 adet Aspergillus awamori, 25 adet Aspergillus fumigatus ve Penicillium genusuna ait küfleden, 7 adet Penicillium purpurogenum, 16 adet Penicillium commune, 4 adet Penicillium oxalicum, 11 adet Penicillium citrinum, 1 adet Penicillium expansum, 5 adet Penicillium pinophilum , 4 adet Penicillium decumbens, 3 adet Penicillium verruculosum , 3 adet Penicillium chrysogenum , 1 adet Penicillium aurantiogrisesum, 1 adet Penicillium brevicompactum, 1 adet Penicillium glabrum, 1 adet Penicillium funicolusum ve 40 adet Alternaria genusuna ait tür ve 37 adet Clodosporium genusuna türlerine ait izolatı elde edilmiştir. Çalışmamız sonucunda elde edilen fungal izolatlar potansiyel mikotoksin üreticisi türlerdir. Mikotoksin üreticisi bu fungal türler hayvan yemlerini kontamine ederek insan ve hayvan sağlığını tehdit altına almaktadırlar. Mikotoksinlerin toksik ve karsinojenik özellikte olmaları nedeniyle, kontamine olmuş ürünlerin insan ve hayvanlar tarafından tüketilmesi geçmişten günümüze önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. DNA ve hücresel boyutta çok farklı etkiler göstererek kansere kadar gidebilen birçok hastalığa neden olan mikotoksinlerin etkilerinin minimuma indirilebilmesi toplum sağlığı açısından da büyük öneme sahiptir.