Polimer bazlı dental kompozit malzemeler, karakterizasyonları ve özellikleri

Proje no. 23995 · Durum: Kapanmış · 2022

Özet

<p>Gümüş, kalay, civa ve bakır içeren amalgam dolgular 19.yy’ın sonlarında dental&nbsp;amaçlarla&nbsp;kullanılmaya başlanmıştır. Ancak amalgamda kullanılan civa miktarı zararlı olup çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceğinden bu kullanım şekli&nbsp;tartışmalara neden olmuştur. Bu problemin üstesinden gelmek için kompozit dolgular geliştirilmiştir. Günümüzde kompozit dolgular, farklı dolgu maddelerinin eklenmesiyle hastanın dişinin orijinal rengini ve dokusunu taklit edebildikleri için diş dolgularında yaygın olarak kullanılmaktadır. Kompozit, iki veya daha fazla malzemenin daha iyi özellikler sunması amacı ile&nbsp;uygun kombinasyonlarda biraraya getirilmesidir. Diş dolgu maddesi olarak kullanılan polimer bazlı kompozit ise genellikle organik malzeme (reçine matriks), inorganik malzeme (doldurucular) ve bağlanma ajanı gibi üç bileşenden oluşan bir malzemedir.</p><p>Dental kompozit malzemelerin araştırmaları, gerek dayanım ve estetik beklentilere verdikleri yanıtlar gerekse çalışma kolaylığına sahip ve nispeten ucuz olmaları nedeni ile önemli bir çalışma alanı olmaya devam etmektedir.</p><p>Dental kompozitlerde dolgu malzemesi olarak kullanılan nano partiküller (doldurucular), kompozitin elastik modülü, eğme dayanımı, çekme dayanımı, polimerizasyon büzülmesi gibi özelliklerini iyileştirmektedirler. Geleneksel dolgu maddeleri ticari ürünlerde %87’e kadar, akademik çalışmalarda %70’e kadar kullanılmış ve istenilen özelliklere sahip kompozit malzemeler oluşturulmaya çalışılmıştır. Geleneksel dolgu maddeleri ile yapılan bu çalışmaların dışında dolgu malzemesi olarak nanokillerin kullanıldığı az sayıda literatür bulunmaktadır.</p><p>Bu bilgiler ışığında bu çalışmada dental sektörde sıklıkla kullanılan polimer bazlı kompozit geliştirmek için dolgu malzemesi olarak ucuz ve kolay bulunabilir bir malzeme olan kilin&nbsp;kullanımı amaçlanmıştır. Kilin, kompozit yapıyı iyileştirici özellikleri ve yapılan sınırlı sayıda çalışmalardan dolayı geleneksel dolgu malzemelerine alternatif olarak, polimer bazlı dental kompozitte dolgu maddesi yani inorganik partikül olarak kullanılması planlanmaktadır. Bu amaçla mevcut dolgu malzemelerine göre (silika, alumina, zirkonya gibi) hem ekonomik ve hem de bolluk yönünden&nbsp;katkı yapabilecek bir malzeme oluşturulmuş olacaktır.&nbsp;Tüm bileşenlerin uygun oranlarda biraraya getirilerek literatürde var olan dolgu maddelerinin özelliklerinden daha iyi özelliklere&nbsp;sahip&nbsp;malzeme oluşturulması hedeflenmektedir.</p><p>Kullanılacak kil, kil mineralinden üretilen nano boyuttaki kil olacak ve monomer, başlatıcı, hızlandırıcı gibi hammaddeler ile birleştirilecektir. Bu yolla ülkemizde var olan ucuz bir kaynağın kullanımı öncelenmiş olacaktır. Ayrıca bu yolla elde edilecek ürün ile, öncelikle Diş Hekimliği Fakültelerinde öğrenci pratiklerinde kullanımı amaçlanan ve aynı zamanda ticari özelliği olan bir&nbsp;malzeme üretilmiş olacaktır.</p><p>&nbsp;Çalışmalarda, kompozitin inorganik fazı için partikül olarak seçilen montmorillonit kili, iki yada daha fazla monomer içeren ve ayrı bir yerde karışımı yapılan organik faz (reçine) kısmı ile karıştırılacaktır. Başlatıcı ve hızlandırıcısı da eklenen organik fazı karıştırmak için manyetik karıştırıcı kullanılacak yada manuel karıştırma yapılacaktır. Montmorillonit kili monomer karışımına azar azar eklenip önce manuel sonrasında mekanik yada manyetik karıştırma yöntemiyle belirli sürede ve sıcaklıkta (50-70°C) homojen dağıtılacaktır. Partikülün organik faz içinde homojen olarak dağılımı sağlandıktan sonra kompozit elde edilmiş olacak ve gerek başlangıç maddeleri gerekse hazırlanan kompozitin kimi yöntemler (TGA, DSC, SEM, FT-IR, AFM, XRD)&nbsp;kullanılarak karakterizasyonları yapılacaktır. Daha sonra elde edilen kompozitin dental uygulamalar için istenilen özellikleri sağlayıp sağlamadığı kontrol edilecektir. Bunun için öncelikle kompozit Led kürleme (polimerleştirme) cihazı ile görünür ışıkla polimerleştirilip sonrasında mekanik dayanımı, polimerizasyon büzülmesi, kürlenme derinliği, su emilimi ve çözünürlüğü, radyoopasitesi gibi özelliklerinin istenilen standarda uygunluğuna bakılacaktır.</p><p>Proje süresi 36 ay olarak planlanmıştır. İş -zaman çizelgesinde çalışma paketlerinin süreleri belritilmiştir.</p>

Detay görüntüle