İzole katarakt tanılı çocuk olgularda tüm ekzom sekanslama yöntemiyle mutasyon taranması
Proje no. 20821 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2020
Özet
Konjenital katarakt, çocukluk çağı körlüklerin önlenebilir nedenlerinden biridir. Çocuklukda körlüğün yaklaşık 1/10’inin nedeni konjenital katarakttır. Konjenital kataraktların kliniği ve genetiği heterojen olup, farklı sınıflandırmaları vardır. Bu sınıflandırmalar etiyoloji, oluşum dönemleri, morfolojileri ve oluş nedenlerine göre yapılmaktadır. Etiyolojisine göre: idiyopatik ve herediter, oluşma dönemlerine göre: konjenital, infantil ve juvenil, morfolojilerine göre: total ve kısmi, oluş nedenlerine göre: primer ve sekonder olarak alt gruplarda sınıflandırılmıştır. Kataraktların yaklaşık 1/3’i genetik geçişli olup, en sık OD (otozomal dominant) olmak üzere, OR (otozomal resesif) ve X’-e bağlı kalıtılabilmektedir. Amaç: Bu çalışma, bilinen bir metabolik hastalık ve genetik sendrom ile ilişkilendirilmeyen konjenital katarakt (KK) tanılı hastalarda yeni nesil dizi (YND) inceleme yöntemi ile etiyolojiyi tanımlamayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Aralık 2019-Şubat 2021 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Çocuk Genetik Hastalıkları ve Çocuk Metabolizma bölümünde 0-18 yaş arasında bilinen bir metabolik hastalık ve genetik sendrom ile ilişkilendirilmeyen, sağlıklı, ek göz anomalisi olmayan ve izole konjenital katarakt tanılı hastalar çalışmaya dahil edildi. Bu veriler esasında olgu rapor formu oluşturularak dolduruldu. Hastalardan YND inceleme için kan alınarak, sonuçları araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda bilinen metabolik hastalıklar ve genetik sendromlar ile ilişkilendirilmeyen 11 konjenital katarakt tanılı hasta yer almaktadır. On bir hastanın 8’inin anne ve babası arasında akrabalık vardı. Akraba evliliğinden olan hastaların 6’sında ve akraba evliliğinden olmayan bir hastada (%63,6’sında) izole KK ile ilişkili olan 5 tanımlanmamış, bir tanımlanmış olmak üzere toplam 6 gende mutasyon bulundu. Aynı zamanda akraba evliliğinden olan bir hastamızda ise kataraktı Warburg Micro sendromu ile ilişkili olan RAB3GAP1 geninde mutasyon saptandı. İzole katarakt ile ilişkili sonuçlara bakıldığında, 7 hastanın birinde (%14,3’ünde) izole kataraktın oluşumunda en sık yer alan, kristalin grubundan olan CRYGD geninde mutasyon bulundu. Geriye kalan 6 hastada nadir izole KK’a neden olan gen mutasyonları bulundu ki, bunlar: iki (%28,6’sında) hastada transkripsiyon faktör gen mutasyonu olan HSF4 (Heat Shock Factor 4) gen mutasyonu, bir (%14,3’ünde) hastada CTBP2 (C-terminal-binding protein), bir (%14,3’ünde) hastada FYCO1 (FYVE and coiled coil domain containing 1), bir (%14,3’ünde) hastada VIM (Vimentin) ve son bir hastamızda da (%14,3’ünde) WFS1 (Wolfram syndrome 1) geniyle ilişkili olan nadir KK gen mutasyonları saptandı. Mutasyonlar: CRYGD geninde c.463C>T, CTBP2 geninde c.2272G>T, c.22A>T, HSF4 geninde c.965dup, VIM geninde c.1360G>A, FYCO1 geninde c.3330C>A, WFS1 geninde c.1294C>G şeklindeydi. Hastalarımızda ek göz anomalisi yoktu. İzole KK tanısı alan 10 hastanın 9’unda (%90’ında) bilateral, birinde (%10’unda) unilateral katarakt vardı. Hastaların 10’unda (%90,9’unda) nükleer, birinde (%9,09’unda) ise polar tip katarakt saptandı. Çalışmamızda izole KK ile ilişkili olan ve daha önce tanımlanmayan 5 tanımlanmamış gen mutasyonu saptandı. Warburg Mikro sendromu ile ilişkili olan RAB3GAP1 gen mutasyonu da daha önce tanımlanmamış olup, yeni bir mutasyon olarak değerlendirildi. Sonuç: YND inceleme yönteminin KK gibi genetik heterojen hastalıkların etiyolojisini tanımlamakta önemli bir seçenek olduğu görülmektedir.