PETROKİMYA ENDÜSTRİSİNDEKİ GAZ EMİSYONLARININ BİYOTEKNOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİNİN ARAŞTIRILMASI

Proje no. 546 · Durum: Kapanmış · 2016

Özet

AB tarafından üye ülkelerde 2030 yılına kadar, iklim değişikliğinin en önemli faktörlerinden biri olan CO² emisyonlarının 1990’lardaki değerinden %20 oranında azaltılması hedeflenmektedir ve ayrıca KYOTO protokolü de küresel ölçekte benzer hedefleri dikte etmektedir. Bu kapsamda; CO²’nin tutulması, depolanması ve kullanımı ile ilgili çalışmalar gittikçe hız kazanmakta ve üye ülkelerin stratejik planlarında bu yönde somut adımlar atması beklenmektedir. Küresel ısınmaya neden olan fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan sera gazları emisyonunu azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kullanımı gittikçe önemli hale gelmektedir. Anaerobik biyoproses ile metan üretimi, yenilenebilir kaynaklardan temiz enerji elde edilmesi, fosil yakıtlara alternatif sürdürülebilir biyoyakıt seçeneği sunması, CO² emisyonunu azaltması ve küresel ısınmanın önlenmesi için önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu çalışmada, CO²’nin hidrojenotrofik metanojenler tarafından biyoteknolojik yöntemlerle biyometana dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda ilk kez bu amaçla HYBRID biyoreaktör kullanımı gerçekleşmiştir. Optimizasyon çalışmaları süresince karbondioksit ve hidrojen gazı reaktöre direk verilerek metanojenlerin mezofilik ortamda, immobilize ve granül halde yer aldığı HYBRID sistemde metan üretim verimleri incelenmiştir. Bu değişimler boyunca da mikroorganizma profilleri belirlenmiştir. Proje destekçisi PETKİM Petrokimya Holding A.Ş. Etilen Oksit ve Klor Alkali Fabrikaları baca gazlarından alınan örnekler optimize edilen sisteme beslenmiştir ve herhangi bir toksik etki görülmemiştir. Bu durumda bu fabrikaların atık baca gazlarının değerlendirilebilir ve enerji üretimi için uygun olduğu görüşüne varılmıştır. Ulaşabildiğimiz literatür verilerine göre ilk kez HYBRID bir sistem hidrojenotrofik metan üretimi için kullanılmıştır. Bu amaçla bu projenin literatüre özgün bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, elde edilen verilerin proje ortağı açısından değerlendirilebilir ve ölçek büyütme çalışmaları için uygun olduğu görüşüne varılmıştır. Bu proje ile kurulan sistemin, ülkemizdeki diğer sanayi kuruluşları ve gelecekte planlanan kömür termik santrallerinin çevresel baskılarını azaltma açısından önemli katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Anahtar Sözcükler: CO², iklim değişikliği, biyometan, hidrojenotrofik metanojen

Detay görüntüle