Kronik Anaerobik Egzersizin Kan Nesfatin-1 Düzeyleri Üzerine Etkisi ve Nesfatin-1 rs757081 C>G Polimorfizminin Rolü
Proje no. 23061 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2021
Özet
Dünyada ve ülkemizde obezite oranı gittikçe artmaktadır. Nesfatin-1, mide ve yağ dokusunda çokça eksprese edilen iştah düzenleyici bir nöropeptit hormondur. Nesfatin-1’in insülin sekresyonu, glikoz homeostazı ve enerji dengesinin düzenlenmesindeki rolü ve obezite ile ilişkisi bilinmektedir. Aerobik egzersizin Nesfatin-1 düzeylerini iyileştirdiği (arttırdığı) bilinmektedir. Ancak bu hormonun salınımında bireysel farklılıklara neden olduğu bilinen Nesfatin-1 rs757081 C>G polimorfizmi (NP)’nin egzersizin bu etkileri üzerindeki rolü henüz belirsizdir. Ayrıca ratlarda Nesfatin-1’in nitrik oksit (NO) ile ilişkili olduğu belirtilmektedir. Glikozun hücre içine insülinden bağımsız olarak girmesinde rolü bilinen NO’nun egzersiz aracılığıyla Nesfatin-1 ile birlikte kan glikoz konsantrasyonu üzerinde sinerjik olumlu bir etkisi olabilir. Ancak bu bilinmiyor. Ayrıca dünyada birçok sporcu tarafından yapılmakta olan anaerobik egzersizlerin Nesfatin-1 ve NO üzerindeki etkileri açık değildir. Oksidatif stres’in hem Nesfatin-1 hem de NO üzerindeki negatif etkisi bilinmektedir. Bu nedenle kronik bir anaerobik antrenmanın bu iki parametre üzerine negatif bir etkisi olasıdır. Ancak bu açık değildir.<br /> Bu nedenlerle; bu çalışma, anaerobik spor yapmakta olan sağlıklı erkek erişkin sporcular (n=40-50) ile benzer fiziksel özelliklerdeki sedanterlerde (n=40-50), kronik anaerobik antrenmanların, serum Nesfatin-1, NO, glikoz, insülin düzeyleri ile hem Nesfatin-1 hem de NO ile ilişkisi bilinen temel kan lipid ve lipoproteinlerin yanısıra Nesfatin-1 ve NO ile ilişkili olabilecek bazı inflamasyon ve oksidatif stres göstergeleri üzerine etkileri ve bu muhtemel etkilerde NP’nin rolü araştırılacaktır. NP, genomik DNA örneklerinden belirlenecektir. İncelenen parametrelerin anaerobik tipteki bir egzersize karşı verecekleri fenotipik cevaplar (değişiklikler) bildiğimiz kadarıyla literatürde ilk olacaktır. Ayrıca çalışma sonuçları sporcular için fenotiplerine göre daha sağlıklı ve çağdaş antrenman programları hazırlanmasına da önemli katkılar sunabilir.<br />