Dijital Emek ve Gazetecilik: Bilişsel Kapitalizmin Haber Üretim Pratiklerine Yansıması
Proje no. 31881 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2023
Özet
<p>1970’lerden günümüze üretim biçimlerinin farklılaşması, artan teknolojik yenilikler, bilgisayar</p><p>teknolojisindeki hızlı ilerleme, internetin birçok alanda kullanımı, bilgi toplumuna geçilmesi ve zihin</p><p>emeğinin artı değer üretim sürecinde daha belirgin yer bulması toplumsal alanın olası bir mücadele alanı</p><p>haline dönüştüğü düşüncesinin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Medya ortamında dolaşıma sokulan</p><p>semboller birer metadır. Bu metalar kapitalist sistemin, piyasa koşullarının çıkarlarına uygun olarak</p><p>üretilip, dağıtılmakta ve tüketilmektedir. Uydu veya kablolu, analog veya sayısal yayıncılığın bütünü</p><p>kastedilerek iletişim alanı piyasa sistemi ve sahipliği açısından incelendiğinde, bütün piyasaya hâkim</p><p>olan ve tüketicinin taleplerini yönlendirebilecek belli medya şirketlerinin (Google, Facebook, Youtube</p><p>Amazon, Apple, Twitter vb.) tekeli görülmektedir. Bu şirketlere ait sosyal medya platformlarına profil</p><p>oluşturan, içerik üreten, yorum ve beğeni yapan, fotoğraf-video paylaşan kullanıcılar çevrimiçi dijital</p><p>varlıklarını sürekli geliştirmekte ve sürekli bir değer üretmektedir. Üstelik bu mecraları sıklıkla bedava</p><p>kullandığını düşünen kullanıcılar aslında bu mecraların ve şirketlerin gönüllü ve ücretsiz çalışan</p><p>işçileridir. Bu noktada Berman’a referansla söyleyecek olursak, “katı olan her şeyin hızla buharlaştığı”</p><p>günümüzde neoliberal kapitalizm kârlı olan ne varsa sermaye birikim sürecine eklemiş, farklı sömürü</p><p>biçimlerini ortaya çıkarmış ve kapitalist üretim ilişkilerinin değişmesiyle birlikte emek de gayri maddi bir</p><p>forma bürünüp buharlaşmıştır. Christian Fuchs, gazetecilerin tümünü medya kuruluşlarında ve sosyal</p><p>medya platformlarında faaliyet gösteren dijital işçiler olarak tanımlamaktadır. Kapitalizm dijitalleşme ile</p><p>birlikte değişip/dönüşmüş, dünyada enformasyon metalaşmış, sömürü yoğunlaşmış ve gazeteci emeği</p><p>prekerleşmiştir. Gazeteciler haber, dijital içerik üreterek ya da diğer kullanıcıların ürettiği içeriklerle</p><p>etkileşime geçerek, dijital kültürün bir parçası haline dönüşmekte ve sosyal medya platformları için</p><p>önemli bir artı değer yaratmaktadır.</p><p>Bu noktada tez konusunun amacı Türkiye’de sosyal medya platformlarına içerik üreten</p><p>gazetecilerin bu platformlar için yarattığı değerden daha az maddi kazanç elde etmesinden hatta çoğu</p><p>zaman maddi olmayan bir emek harcamasından hareketle dijital emek sömürüsünün gazetecilerin</p><p>çalışmalarını şeyleştirmesi noktasında habercilik pratikleri üzerine etkilerini anlamaktır. Birçok alanda</p><p>olduğu gibi dijital emek kavramının gazetecilik alanında da çalışılması, olumlu ve olumsuz etkilerinin</p><p>tespit edilmesi, görünür kılınması, gazeteciliğin daha demokratik koşullar altında geçekleştirilmesi ve</p><p>gazetecilerin maddi koşullarının iyileştirilmesi noktasında elzemdir. Neticede Karl Marx’ın (1998) da</p><p>belirttiği gibi ‘’mesele dünyayı sadece yorumlamak değil, onu değiştirmektir’’. Dijital emek kavramının</p><p>gazetecilik alanında ne şekilde yer bulduğu ve haber üretim pratiklerine nasıl yansıdığı ile ilgili</p><p>çalışmaların Türkçe literatürde eksikliği görülmüş, bu konunun araştırılması, güncel sorunların tespit</p><p>edilmesi ve olası çözüm yolları bizzat çalışan gazetecilerin görüşleri ışığında bir analiz sunacağından</p><p>dolayı bu araştırmanın literatüre katkı sağlaması amaçlanmıştır. Bazı teorisyenler tarafından 5. güç olarak kabul edilen sosyal medyaya haber üreten gazetecilerin dijital emek sömürüsünü eleştirel bir</p><p>açıdan sorgulamak, bu sömürünün haberlerin kalitesine, niteliğine yansımasının etkilerini anlama</p><p>noktasında önemlidir. Araştırma sonuçlarının bu alanda çalışan yasa koyucular nezdinde yasal</p><p>düzenlemelere de katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p><p>Bu araştırmada veri toplama tekniği olarak nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine</p><p>görüşme yöntemi kullanılacaktır. Çalışmanın katılımcılarını son 20 yıl içerisinde teknoloji alanındaki</p><p>gelişmelerle birlikte büyük bir dönüşüm gösteren gazetecilik alanında etkili olduğu düşünülen ve sosyal</p><p>medya platformlarına içerik üreten 30 gazeteci oluşturacaktır. 25-60 yaş aralığında olan 30 gazeteciye,</p><p>araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak belirlenen 8 adet soru yöneltilecektir. Görüşme yöntemi</p><p>gazetecilere, sektörde yaşadığı eşitsizlikleri, sosyal medya platformları tarafından sömürülen emeği,</p><p>içeriklerinin metalaştırılması, ücret dengeleri, telif hakları, sansür ve linç kültürü, yeni medyanın ekonomi</p><p>politiği vb. konulardaki düşüncelerini daha özgürce ve ayrıntılı anlatmalarına olanak sağlayacaktır. Tez çalışması üç bölümden oluşacaktır. Birinci bölümde, yeni bir emek türü olan ‘’dijital emek‘’</p><p>kavramsallaştırması üzerine düşünmeden önce “emek” sürecinin tarihsel gelişimi incelenecektir. Çünkü</p><p>dijital emeğin kuramsal temellerinin daha iyi anlaşılabilmesi ve daha tutarlı çözümlemelerin yapılabilmesi</p><p>için tarihsel bir bakış açısının önemli olduğu düşünülmektedir. Karl Marx, Max Weber, Dallas W. Smythe</p><p>Michael Hardt, Antonio Negri, Christian Fuchs gibi önemli isimlerin emek tanımları verilecek ve dijital</p><p>emek ile ilişkilendirilecektir. İkinci bölümde, gazetecilikte dijital emek kavramının haber üretim pratiklerine</p><p>nasıl yansıdığı konusu ele alınacaktır. Gazeteciliğin değişip dönüşmesiyle birlikte “geleneksel medya”</p><p>yerini “yeni medya” anlayışına bırakmıştır. Tek yönlü iletişimden interaktif bir ortama geçilmesi,</p><p>amatörlüğün yükselmesi, habercilikte mobilitenin önem kazanması, herkesin dağıtımcı olabilmesi hatta</p><p>dağıtımın küreselleşmesi vb. unsurlar literatür taramasıyla incelenecektir. Bu unsurların olumlu ve</p><p>olumsuz yansımaları göz önüne alınarak sosyal medya platformlarında dijital emek harcayarak ulusal ve</p><p>uluslararası alanda haber/içerik üreten gazetecilerin haber üretim pratikleri bu başlık altında ele</p><p>alınacaktır. Son olarak tez çalışmasının uygulama bölümünü oluşturan üçüncü bölümde ise gazetecilerle</p><p>yapılan derinlemesine görüşmelere yer verilecektir. Tezde yöntem olarak seçilen derinlemesine</p><p>görüşme, sosyal medya platformlarına içerik üreten ve maddi olmayan bir emek harcayan gazetecilerin,</p><p>bireysel deneyimlerini ve tutumlarını görüşme sorularına verdiği cevaplarla derinlikli bir şekilde anlamak</p><p>için etkili bir yöntemdir. Elde edilen veriler nitel veri analiz programı olan MAXQDA’e aktarılarak analiz</p><p>edilecektir. Veriler kodlanıp, analiz edilecek ve tez kapsamında belirlenen temalar çerçevesinde</p><p>yorumlanacaktır. Katılımcı gazetecilerle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler aracılığıyla, araştırma</p><p>hipotezleri ile bulguların örtüştüğü ve ayrıştığı noktalar tartışılacak; günümüz enformasyon toplumunda</p><p>dijital emek ve gazetecilik arasındaki ilişki irdelenecektir.</p>