Kekik Yağının Mide Kanseri Patolojisinde Yer Alan Epigenetik Modifikasyonlar Üzerindeki Etkinliğinin Değerlendirilmesi
Proje no. 23451 · Durum: Kapanmış · 2022
Özet
Türk kekiği olarak da bilinen Origanum onites L.’nin geleneksel ve ticari olarak birçok alanda kullanımı mevcuttur ve tıbbi kullanım potansiyelini gösteren çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ege yöresinde ise gastro-intestinal rahatsızlıklara yönelik sıklıkla oral yoldan tüketilmektedir. Origanum onites L. ’nin içeriği ve biyolojik etkileri konusunda literatürde pek çok çalışma bulunmaktadır. Fakat dikkat çeken çalışmaların pek çoğu bu bitkinin içerdiği moleküllerin antimikrobiyal etkisi üzerinedir. Antikanser etkisi üzerine az miktarda araştırma mevcuttur ve bu araştırmalar kanser hücreleri üzerindeki antioksidan, antiproliferatif, antimigratif, pro-apoptotik ve doza bağımlı olarak sitoprotektif etkileri ile sınırlıdır. Kekik yağı ülkemizde daha çok topikal ve oral yoldan kullanılmaktadır fakat mide kanseri patogenezinde etkisini epigenetik mekanizmalar üzerinden değerlendiren hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Oral yoldan alındığında içerdiği moleküllerle ilk karşılaşan hücrelerimiz sindirim kanalı epitel hücreleridir. Bu bakış açısından yola çıkılarak, Origanum onites L. esansiyel yağının mide kanseri patogenezinde sıklıkla karşılaşılan tümör süpresör ve onkogenlerin ekspresyonunu değiştiren histon proteinlerindeki metilasyon ve asetilasyon paternleri üzerindeki etkileri değerlendirilecektir. Sonrasında, epigenetik modifikasyonlarda rol oynayan enzimlerin gen ekspresyonları ele alınarak Origanum onite L. esansiyel yağının sağlıklı mide epitel hücreleri ve mide kanser hücrelerinde sebep olabileceği epigenetik değişiklikler kapsamlı bir şekilde değerlendirilebilecektir. Mide kanserinin tedavisine yönelik ilaç çalışmaların bir kısmı histon asetilasyonları ve metilasyonları üzerinden ilerlemektedir. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda Türkiye’nin sahip olduğu doğal kaynaklardan elde edilmiş bir bitkinin histon modifikasyonları üzerinden antikanser potansiyelinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Bu sayede hem gelecekte yapılacak çalışmaların önü açılacak hem de etken maddelerin mide kanseri patogenezinde meydana getirebileceği epigenetik değişiklikler belirlenerek literatüre büyük bir katkı sağlanacaktır.