Akut Psikotik Belirtili Olgularda Kannabis Kullanımının Klinik Etkilerinin İncelenmesi

Proje no. 21089 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2019

Özet

GİRİŞ: Kannabis dünyada en sık kullanılan yasadışı psikoaktif maddedir. Kannabis kullanımının psikotik belirtiler ve şizofreni açısından risk oluşturduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Kannabis kullanımı ile ilişkili gelişen psikotik belirtiler ile kannabis kullanımına bağlı olmayan psikotik belirtiler arasındaki farkları gösteren klinik çalışmalar olmakla beraber literatürdeki veri kısıtlıdır. Kannabis kullanımına bağlı psikotik belirtiler geliştiren hastalardaki bilişsel fonksiyonların kannabis kullanmayan gruba göre daha iyi olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. AMAÇ: Çalışmanın üç temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi kannabis kullanımının psikotik belirtilerin içeriğine ve şiddetine olan etkisini değerlendirmektir. Çalışmanın ikinci amacı ise kannabis kullanımı sonrası psikotik belirtiler geliştiren hastalarla kannabis kullanımı olmadan psikotik belirtiler geliştiren hastaların bilişsel fonksiyonlarındaki farkları karşılaştırmaktır. Çalışmanın üçüncü amacı, çocukluk çağı travmaları, psikotik belirtiler ve kannabis kullanımı arasındaki ilişkiyi incelemektir. YÖNTEM: Çalışmaya en fazla bir aydır psikotik belirtileri olan olgular alınmış ve bu olgular kannabis kullanımı olan ve kannabis kullanımı olmayan olarak ikiye ayrılmıştır. Kannabis kullanımı hastanın ve yakınlarının beyanlarına göre belirlenmiştir. Çalışmaya kannabis kullanan 18 kişi ve kannabis kullanmayan 20 kişi olmak üzere toplamda 38 kişi dahil edilerek örneklem oluşturulmuştur. Çalışmaya katılanların psikiyatrik tanıları ve ek tanıları DSM-5 eksen 1 bozuklukları için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-5) ile saptanmıştır. Katılımcıların sosyodemografik özellikleri, psikiyatrik öyküleri ve aile öyküleri için olgu rapor formu doldurulmuştur. İlk görüşme sırasında psikotik belirtileri değerlendirmek için Pozitif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (SAPS) ve Negatif Belirtileri Değerlendirme Ölçeği (SANS) uygulanmıştır. Madde kullanım özellikleri için Madde Kullanım Bozukluğu Tanıma Testi (DUDIT) uygulanmıştır. Yatarak tedavi gören katılımcıların taburculukları sırasında, ayaktan tedavi gören katılımcıların birinci ayın sonunda psikotik belirtileri SAPS ve SANS ölçekleri ile tekrar değerlendirilmiştir. Stroop testi, Rey İşitsel-Sözel Öğrenme Testi (RAVLT), İz Sürme testi ile bilişsel belirtiler değerlendirilmiştir. Çocukluk çağı travmaları, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (CTQ) ile değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya kannabis kullanımı olan 18, kannabis kullanımı olmayan 20 psikotik belirtili hasta dahil edilmiştir. Kannabis kullanımı ile aileden ayrı yaşama, ailede madde kullanım öyküsü ve psikiyatrik ek tanı sıklığı anlamlı ilişkili saptanmıştır. Negatif psikotik belirtiler kannabis kullanmayan grupta istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptanmıştır. Tedavi sonrasında ise kannabis kullanmayan grupta negatif psikotik belirtilerde istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla değişim olduğu saptanmıştır. Adolesan dönemde kannabis kullanan grupta psikotik belirtilerin başlangıç yaşının anlamlı derecede daha erken olduğu saptanmıştır. Kannabis kullanımı ile stroop renk okuma testi arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Adolesan dönemde kannabis kullanımı ile İz Sürme B-A arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Kannabis kullanan ve kullanmayan grupta çocukluk çağı travmaları açısından anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. SONUÇ: Çalışmamızda kannabis kullanımının psikotik belirtilerin içeriği ve şiddeti üzerinde etkilerinin olduğu, tedaviye yanıtını etkilediği saptanmıştır. Kannabis kullanan grupta bilişsel belirtiler anlamlı derecede daha iyi olarak saptanmıştır. Kannabis kullanımına bağlı gelişen psikotik özellikler ile kannabis kullanımı olmayanlarda gelişen psikotik özellikler arasında etiyolojik olarak farklılıklar olduğunu gösteren literatür verileri vardır. İleride yapılacak çalışmalarla iki durum arasındaki klinik, etiyolojik ve prognostik açıdan farklılıkların daha iyi ortaya konulması toplum sağlığı açısından önem taşımaktadır. An

Detay görüntüle