NAFTOKİNON TÜREVİ BİLEŞİKLERİN SOL-JEL METODU İLE ENKAPSÜLASYONU VE KARAKTERİZASYONU
Proje no. 743 · Durum: Kapanmış · 2016
Özet
Alkanna tinctoria'dan elde edilen doğal bir bileşik olan Alkannin, sahip olduğu naftazarin iskelesi sayesinde antikanser aktivite gösterirmektedir. Bu çalışmada daha önce izole edilmiş ve saflaştırılmış ß, ß-dimetilakril alkannin bileşiğinin biyoyararlanımını arttırmak amacıyla, 0.25 M TEOS hidrolizatının prekürsör olarak kullanıldığı sol-jel tekniği ile silika-PAMAM dendrimer nanopartiküller içerisine enkapsüle edilmiştir. Sentez reaksiyonu için öncelikle, farklı konsantrasyonlarda ve pH değerlerindeki tamponlar (sodyum fosfat tamponu-PB ve fosfat tamponlu salin-PBS) optimize edilmiş ve daha sonra opimum koşullar kullanılarak, farklı karıştırma platformları (geleneksel kesikli üretim olan magnetik karıştırıcı ve karıştırmanın T-bağlantı mikrokanalında sürekli olduğu mikroakışkan platform) partikül boyut dağılımı açısından araştırılmıştır. Ayrıca sentezlenen nanopartiküller, Fourier Transform Infrared Spectroscopy, FTIR ile de karakterize edilmişlerdir. Geleneksel kesikli üretim denemeleri ile optimum konsantrasyonun 0.01 M PBS (pH 7.4) ve en düşük partikül boyutunun ise 182.9 ± 3.3 nm (± SEM) olduğu belirlenmiştir. Ancak sonuçlar, T-bağlantı mikrokarıştırıcı kullanılarak nanopartiküllerin ortalama büyüklüğünün 161.05 ± 1.45 nm'ye düşürülebileceğini ve geleneksel kesikli üretime kıyasla daha hızlı bir sentezin elde edilebileceğini göstermiştir. Ayrıca, ß, ß-dimetilakrylalkannin bileşiğinin sitotoksisitesi de, 3D hidrojel kullanılarak insan karaciğer karsinoması HepG2 hücrelerine karşı doza bağımlı bir şekilde incelenmiştir. PrestoBlue testi ile gerçekleştirilen sitotoksisite çalışmaları sonucunda, 3.125 µg / ml konsantrasyonda ß, ß-dimetilatrakrianannannin, 3. ve 7. günlerde en düşük hücre canlılığını sergilemiştir. Sentezlenmiş silika-PAMAM dendrimer hibrid nanopartiküller, invazif olmayan ilaç uygulamaları için partikül sentezi araştırmalarının ilerlemesine öncülük edebilecektir. Ayrıca, mikroakışkan sistemler; yüksek yeniden üretilebilirlik, kontrol edilebilirlik ve büyük ölçekli ilaç yüklü nanopartikül üretimleri için oldukça güçlü platformlardır.