Çocukluk çağının sentrotemporal dikenli epilepsisi tanılı çocuklarda elektroensefalografi, difüzyon tensor görüntüleme ve psikometrik testlerin korelasyonu

Proje no. 22936 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2021

Özet

&nbsp; &nbsp; &nbsp;&Ccedil;ocukluk &ccedil;ağının sentrotemporal dikenli epilepsisi, diğer adıyla rolandik epilepsi (RE), &ccedil;ocukluk &ccedil;ağında en sık g&ouml;r&uuml;len epileptik sendromdur. N&ouml;rolojik gelişimi ve kognitif durumu normal olan &ccedil;ocuklarda, en sık 7-9 yaşında olmak &uuml;zere 3-13 yaşları arasında g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. On altı yaşına kadar spontan remisyon olması beklenir. Farkındalığın etkilenmediği fokal motor n&ouml;betler en sık g&ouml;r&uuml;len n&ouml;bet tipidir. N&ouml;bet s&uuml;resi genellikle 1-3 dakika ile sınırlıdır, nadiren status epileptikus tablosu g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. N&ouml;betlerin %75&rsquo;i gece veya uyanma sırasında meydana gelir. Tanı kriterleri i&ccedil;erisinde; normal n&ouml;rolojik gelişim ve normal kraniyal g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme bulguları, uygun n&ouml;bet semiyolojisi ve elektroensefalografide (EEG) sentro-temporal b&ouml;lgede tipik keskin dalgaların g&ouml;r&uuml;lmesi yer alır.<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; RE, n&ouml;betlerin kısa s&uuml;rmesi, daha &ccedil;ok gece olması ve ergenlik d&ouml;neminde olguların b&uuml;y&uuml;k bir kısmının remisyona girmesi nedeni ile iyi huylu (benign) bir epilepsi olarak değerlendirilmiş ve &ldquo;Benign Rolandik Epilepsi&rdquo; olarak sınıflamalarda yer almıştır. Ancak sonraki &ccedil;alışmalar, bu olguların &ouml;nemli bir kısmında kognitif fonksiyonlarda &ouml;zellikle bellek, konuşma ve dikkat alanlarında olumsuz etkilenme olduğunu g&ouml;stermiş ve bu nedenle sendromun benign doğası tartışılmaya başlanmıştır. Son epilepsi sınıflamasında ise &ldquo;Benign Rolandik Epilepsi&rdquo; tanımlaması kaldırılmış; yalnız &ldquo;Rolandik Epilepsi&rdquo; olarak tanımlanması &ouml;nerilmiştir. Yapılan &ccedil;alışmalarda RE tanılı hastaların beyin dif&uuml;zyon tensor g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (DTG) analizlerinde de anormallikler saptanmıştır. Bu hastalarda g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme analizleri ile n&ouml;ropsikiyatrik testlerin ilişkisine bakılmış ve t&uuml;m alanlarda daha d&uuml;ş&uuml;k performans g&ouml;sterdikleri bulunmuştur. Sol hemisferin olumsuz etkilenmeye daha yatkın olduğu ve konuşma alanındaki disfonkiyon ile ilişkisi ile ilgili hipotezler ortaya atılmıştır.&nbsp;<br /> &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu &ccedil;alışmada, RE tanısı alan hastaların demografik &ouml;zellikleri, EEG bulguları, DTG bulguları, psikiyatrik muayene ve psikometrik testlerinin korelasyonu ve sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılması ama&ccedil;lanmıştır.<br /> <br /> <br /> <br /> <br /> <br /> <br /> <br /> <br />

Detay görüntüle