Kapalı sinüs cerrahisi ve eşzamanlı implant uygulamasında kullanılan iki farklı tekniğin klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi
Proje no. 23834 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2022
Özet
Günümüzde, eksik dişlerin implantlar ile restorasyonu rutin olarak kullandığımız bir tedavi prosedürü haline gelmiştir. Bu tedavinin başarısında primer stabilite önemli bir belirteçtir ve hastalarımız için uzun ömürlü bir implant tedavisinin ön koşulu, ulaşılabilecek en yüksek primer stabiliteyi sağlamamızdan geçmektedir. Ancak, daha düşük kalitedeki kemik yapısına sahip maksiller posterior bölgede, sinüs pnömotizasyonuna bağlı üç boyutlu kemik kaybının gelişmesi ile birlikte primer stabiliteyi sağlayabilmek oldukça zordur. <br /> Yakın dönemde tanıtılan osseodensifikasyon tekniği, primer stabilitenin arttırılmasında potansiyel bir yarar sunmaktadır. Bu teknik, kemik doku zedelenmesini önleyecek şekilde tasarlanmış özel frezler ile uygulanmaktadır. Bu frezler saat yönünün tersinde çalıştırılarak, implant yuvası oluşturulması esnasında kaldırılan otojen kemik dokuyu osteotomi sahasının duvarlarına ve tabanına yönlendirerek kondanse eder ve kemik dokuda sağlanan bu plastik deformasyon ile osteotomi sahasında kemik mineral yoğunluğu ve primer stabilitenin arttırılması sağlanır. Literatürde, osseodensifikasyon tekniğinin primer stabilite üzerine etkisinin incelendiği çalışmalar sınırlıdır ve bu tekniğin, kapalı sinüs cerrahisinde kontrol grubu ile karşılaştırmalı verilerinin sunulduğu prospektif çalışmalara rastlanmamıştır. Literatürdeki bu veri eksikliğinden yola çıkılarak, çalışmamızda kapalı sinüs cerrahisinde osteotom tekniği ile klinik uygulamaları çok yeni olan osseodensifikasyon tekniğinin tedavi sonuçları karşılaştırılacaktır. Bu amaçla, osseodensifikasyon frezlerinin, implant cerrahisindeki başarısını test etmek için primer stabilite, implant sağ kalım ve marjinal kemik kaybına bakılacaktır. Ayrıca, hastaların osseodensifikasyon frezlerine dair bakış açısının sunulması ve hasta ile ilişkili tedavi sonuçlarının analizinde Ağız Sağlığı Etki Profili (OHIP) anketi kullanılacaktır. Sonuçlar, osteotom tekniği ile karşılaştırılacak ve böylelikle, iki farklı tekniğin birbirlerine göre başarısı değerlendirilecektir. <br />