KUTANÖZ LEİSHMANİASİSİN TEDAVİSİNDE KİTOSAN VE LİPOZOMLARIN BİRLİKTEKULLANILDIĞI NANO TAŞIYICI MODEL TASARIMI
Proje no. 69 · Durum: Kapanmış · 2017
Özet
Leishmaniasis, farklı Leishmania türü parazitlerin neden olduğu, enfekte dişi kum sineklerinin ısırması ile insanlara bulaşan vektör kaynaklı bir hastalıktır. Klinik olarak kutanöz (KL, şark çıbanı), visseral (VL, kala-azar) ve mukokutanöz leishmaniasis (MKL) olmak üzere üç şekli vardır ancak Türkiye’de sadece VL ve KL görülmektedir. Türkiye’de her iki klinik formun da bildirimi zorunludur. Deride yaralarla karakterize olan, ülkemizin önemli vektör-kaynaklı hastalığı Şark çıbanı yılda>2.000 olgu ile kırktan fazla ilimizden rapor edilmiştir. Suriye’de de KL endemik olduğu (>30.000 olgu/yıl) için bu ülkeden gelenlerin etkisiyle ülkemizdeki insidansda artış olabileceği öngörülmektedir. Şark çıbanı ayrıca Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya ülkeleri için de çok önemli bir halk sağlığı sorunu olup, Avrupa ülkelerinde de önemli sayıda görülmeye başlamıştır. Tedavi genelde beş değerli antimon bileşiklerinin intralezyoner olarak yara içine uygulanması ile invaziv şekilde yapılmaktadır. Yara sayısı ve lokasyonuna göre bu işlem son derece ağrılı olabilmekte veya sistemik tedavi gerektirebilmektedir. Doğru tanı ve tedavi, parazitin rezervuarını da ortadan kaldıracağı için hastalığın kontrolü için önemlidir ve bu projede tasarlandığı gibi invaziv olmayan inovatif yöntemlere gereksinim bulunmaktadır. Bu projede, yaraya intralezyoner ilaç verilmesi yerine, lipozomlara enkapsüle edilen ve leishmaniasis tedavisinde kullanılan iki önemli ilaç ?Glucantime® (beş değerli antimon) ve Amfoterisin B? film tabakası ve jel şeklinde iki farklı tasarımla hazırlanan toksik olmayan-biyouyumlu-biyobozunur kitosan polimeri içerisine yerleştirilmiştir. Özgün olan tasarımlar karakterize edilmiş ve ilaç salım deneyleri uygulanmıştır. Stabil lipozom formülasyonunun optimize edilmesi sonrası Glucantime® ve Amfoterisin B lipozomlara yüksek verim ile (sırasıyla %86,6 ve %52,7) enkapsüle edilmiştir. Kitosan film oluşturulmuş ve bu film tabakasına lipozomal ilaç formülasyonları başarılı bir şekilde yerleştirilmiştir. Kitosan film ve lipozomal formülasyonların uzun süreli ve sürekli salıma uygun olduğu gösterilmiştir. Ayrıca ilaçların lipozomal formülasyonları kitosan jel içerisine başarıyla yerleştirilmiştir. Jel tasarımının ise boyut, şekli ve sayısı hastaya göre değişen şark çıbanı lezyonlarında hasta açısından kullanım kolaylığı sağlayacağı düşünülmektedir.