İzmir Körfezi su ve sedimentinde bazı steroid olmayan antienflamatuar (NSAI) ilaçların araştırılması
Proje no. 32330 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2024
Özet
<p>Su, yaşamın temel unsurlarından biridir ve tüm ekosistemlerde bulunan canlıların hayatta kalması için gereklidir. Ancak, endüstrileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte, antropojenik faaliyetlerin bir sonucu olarak sucul ekosistemler giderek daha fazla kirlenmektedir. Endüstride her geçen gün yeni bir kimyasalın üretilmesiyle sucul ekosistemlere giren bileşik sayısı artmakta ve etkileri tam bilinmemektedir. Özellikle kıyısal sucul ekosistemler üzerinde mikrokirleticilerden olan ilaçların çeşitli biyolojik, kimyasal ve ekolojik süreçleri etkilediği yapılan çalışmalarla saptanmıştır. Son yıllarda (Kovid dönemi ve sonrasında) gribal enfeksiyonların oldukça fazla yaşanması araştırma konusunu oluşturan steroit olmayan antienflamatuarların (NSAI) kullanımının artmasına neden olmuştur. İlaçlar çeşitli yollarla sucul çevreye ulaşır ancak başlıca girişleri, geleneksel atıksu arıtma tesislerinin bu kirleticileri tamamen uzaklaştıramamasından dolayı atıksu deşarjları aracılığıyla gerçekleşmektedir.</p><p> </p><p>Ülkemizde de kıyısal alanda ilaçların sucul ekosistemdeki konsantrasyonları ve dağılımı ile ilgili çalışmalar artmaya başlamıştır. Ege Denizinde ve İzmir Körfezi ekosistemi özelinde ise ilaçlardan ve metabolitlerinden kaynaklanan kirliliğinin boyutları bilinmemektedir. Yaygın olarak kullanılan bu steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar atıksu arıtma tesisinde yeterli arıtmaya tabii tutulamadığı için atıksu deşarjı ile İzmir körfez sularına karıştığı düşünülmektedir. Proje kapsamında yaygın olarak kullanılan bazı antienflamatuar ilaçların (İbuprufen, naproksen, diklofenak, asetil salisilik asit) suda (farklı derinliklerde) ve sedimentte miktarları ve dağılımlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Önerilen proje ile mikrokirleticilerin en önemli bileşenlerinden biri olan ilaçların miktarları ve dağılımları İzmir Körfezi’nde ilk defa araştırılmış olacaktır. Seçilen ilaç bileşenleri de denizel ekosistemlerde birikerek insanlar ve diğer organizmalar için potansiyel sağlık riskleri oluşturabilir. Bu nedenle, steroit olmayan antienflamatuar ilaçların deniz suyu ve sedimentte konsantrasyonlarının belirlenmesi denizel ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilirliği açısından önemli ve araştırılması gerekli bir konudur. Aynı zamanda bu proje daha sonra yapılacak çalışmalara da önemli bir referans oluşturacağı düşünülmektedir.</p>