Seramiklerdeki Organik Kalıntılar Aracılığıyla Neolitik Çağı Beslenme Alışkanlıklarının Araştırılması: Ekşi Höyük Örneği
Proje no. 23851 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2022
Özet
Tarihöncesi dönemlerde farklı süreçlerdeki ve bölgelerdeki geçim stratejilerine bağlı olarak besin kaynakları ve buna bağlı olarak da tüketimleri farklılık göstermektedir. İlk çiftçi toplulukların, Neolitik yaşam biçiminin Avrupa’ya aktarılmasında Anadolu’nun batı kesimi anahtar öneme sahiptir. Son on yılda Batı Anadolu Neolitik yerleşimleri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar artış gösterse de halâ daha yeterli sayıda değildir. Bu bağlamda Ekşi Höyük sadece kendi bulunduğu havzada değil, Batı Anadolu’nun tamamı için, ilk çiftçi toplulukların yaşam biçiminin anlaşılması yönünde, Ulucak ve Gökçeada-Uğurlu’nun yanı sıra aktif veri üreten birkaç yerleşimden biridir. Ayrıca Ekşi Höyük konumu itibari ile İç Batı Anadolu’da bulunan Göller Yöresi Neolitik yerleşimleri (Hacılar, Kuruçay, Bademağacı, Höyücek) ve Kıyı Ege Neolitik kültürleri arasında bağlantı kurması açısından önem arz etmektedir. Projenin amacını oluşturan Ekşi Höyük yerleşimi üzerinden Neolitik toplulukların beslenme modellerinin ortaya konulması hem yöntemsel hem de yaklaşım açısından özgün değere sahiptir. Zira son yıllarda tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi için yeni yöntemler geliştirilmiştir. İnsan kemiklerinde bulunan kolajen maddesindeki atomların ve kemiklerde bulunan iz element analizleri, hayvansal ve bitkisel beslenme biçimlerinin belirlenmesinde bu yöntemlerden biridir. Diğer bir yöntem ise günlük kullanım kapları üzerinde korunan organik kalıntıların analizlerinin yapılmasıdır. Polar olmayan lipitlerin çanak-çömleklerin gözeneklerinde bozulmadan günümüze kadar ulaşabilmesi, tüketimi yapılan ürünlerin tanımlanmasını mümkün kılmaktadır. Hayvansal kökenli lipitlerin incelenmesi, ilk çifti topluluklar için hayati öneme sahip -enerji değeri oldukça yüksek- süt kökenli yağların belirlenmesinde de önemli rol oynamaktadır. Proje kapsamında gerçekleştirilmesi planlanan analizlerin ve değerlendirmelerin hem yöntem olarak bu yöndeki yeni çalışmalara örnek teşkil etmesi hem de literatürde önemli bir boşluğu doldurması hedeflenmektedir.