IN VİTRO KOŞULLARDA OLUŞTURULAN KRONİK EKSİTOTOKSİSİTENİN NÖRAL MEMBRAN LİPİD PROFİLİ ÜZERİNE ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI

Proje no. 541 · Durum: Kapanmış · 2015

Özet

Temel amacımız; hipokampus gliyal ve nöronal hücreleri ile organotipik kesit hücre membranlarında, kronik glutamik asit uygulamasına bağlı olarak hücre ölümünü ve membran lipid bileşimindeki değişimi incelemek ve aynı zamanda bazı anti-epileptikler (fenitoin ve levatirasetam) ile oksitosinin bu değişim üzerindeki olası etkilerini belirlemektir. Primer (gliya ve nöron) hücreleri ile organotipik kesit kültürleri Sprague Dawley yeni doğan beyinlerinin hipokampus ve korteksinden hazırlandı. Glutamat toksisitesi için gliyal ve nöron hücreleri sırasıyla 0-1000 µM ve 0-100 µM glutamik asit içeren medyumlarda 10 ve 7 gün boyunca inkübe edildi. Etkin dozu belirlenen glutamat bu kez sitoprotektif ve antiepileptik etkileri bilinen 3 ajanla, oksitosin, levatirasetam ve fenitoin, birlikte ortama eklenerek bu ajanların koruyucu etkileri test edildi. Toksisitenin belirlenmesinde MTT yöntemi kullanıldı. Membran lipidlerinin analizi için hücreler homojenize edilerek ekstrakte edildi. Membran lipidlerinin bileşimi HPLC ile belirlendi. Glutamatın gliya ve nöron kültürlerinde hücre canlılığında doza bağlı olarak azalmaya neden olduğu görüldü ve glutamat dozu sırasıyla 100-10 µM olarak belirlendi. Koruyucu ajanlar glutamat ile birlikte kültür ortamına verildiğinde glutamata bağlı hücre ölümünü azalttığı gözlendi. HPLC çalışmaları ile membran lipid kompozisyonu; kolestrol esterleri, kolestrol, fosfatidiletanolamin, fosfatidil-inositol/serin, fosfatidilkolin, sfingomyelin lipid grupları kapsamında yüzdesel olarak belirlendi. Koruyucu ajanlar uygulandığında bu oranlar üzerindeki değişimler izlendi. Çalışmamız sonunda, hipokampal nöron hücrelerinde glutamat uygulamasının kontrol grubuna göre membran lipid bileşim oranlarını, özellikle kolestrol içeriği açısından, anlamlı derecede değiştirdiği görüldü. Fenitoinin, membran lipid bileşiminde önemli ve anlamlı bir değişime neden olduğu izlendi. Ayrıca, hipotezimizde belirttiğimiz nöral mikroçevrenin ve gliyal hücrelerin epileptogenetik süreçte bozulduğu durum, membran lipid kompozisyonlarındaki değişiminin gliyal hücrelerde, korunmuş mikroçevrede izole nöral kültüre göre farklı olması ile görüldü.

Detay görüntüle