Kur’an Metninin Harekelemesine Dair Verilerin Karşılaştırmalı Analizi
Proje no. 28503 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2023
Özet
<p>Kur’an metninin harekelenmesine dair bilinenler doğrultusunda, bu işlemin siyasi bir destekle de olsa ilk olarak Ebu’l-Esved ed-Düeli (ö.69/688) tarafından gerçekleştirildiği kaynaklarımızda geçmektedir. Arapça kaidelerin henüz tam anlamda sistemleşmemiş olması, irab kaidelerinin (kelimelerin sonunun, cümledeki konumlarına göre harekelenmesi) herkes tarafından tam anlamıyla bilinir olmaması, yabancı milletlerin müslümanlaşması gibi çeşitli unsurlar Kur’an’ın, harekelenip yanlış okumalardan korunması vb sebeplerle zorunlu bir hal almıştır. Bununla birlikte bu harekeleme işlemi yapılırken hangi süreçlerden geçildiği, Ebu’l-Esved ed-Düeli’nin bu sistemi geliştirirken kimlerden etkilendiği, bu işlemin daha önceden uygulanmışlığı veya herhangi bir yerden örnek alınarak yapılıp yapılmadığı konusu akademik açıdan üzerinde yeterince durulmamış bir alandır.</p><p>Literatürümüzdeki klasik Kur’an Tarihi çalışmaları açısından Kur’an’ın harekelenmesi konusu ele alınmasına rağmen, bunun Süryani Kutsal Metinlerinin (Peşitta) harekelenmesiyle ilişkisine dair bir başlık bulunmamaktadır . Kur'ân’ın harekelenmesi konusununda etkileşim olduğu fikri ise Muhammed Mustafa el-A’zami’nin (ö. 2017) <em>Kur’an Tarihi </em> adlı çalışmasında yaptığı Müslüman-Süryani kutsal metinlerine dair kısa bir değerlendirmesi ile konu yeniden tartışmaya açılmıştır. Kur’an’ın harekelenme sürecine dair günümüze ulaşan ve önceki literatürü de kapsayan en önemli eser Ebu Amr ed-Dâni’nin (ö.1053) “<em>el-Muhkem fî Nakti’l-Mesâhif </em>” adlı yapıtıdır. ed-Dânî, bu eserinde Kur’an metninde harekenin icadının Ebu’l-Esved ed-Düeli (ö.69/688) tarafından gerçekleştiğini ifade eder. Fakat bu eserin 1960 yılında Şam’da ilk tahkikli neşrini yapan Dr. İzzet Hasan’ın yazdığı Mukaddime’de, Müslümanların Mushaf’ın noktalanması ve harekelenmesi hususunda Süryaniler’den etkilenmiş olduğunu ifade etmesi ilginçtir. (İzzet Hasan, <em>Mukaddimetü Tahkiki Kitabi’l-Muhkem</em>, s.28-29). Dr. İzzet Hasan’dan başka, İtalyan Oryantalist Guidi (ö. 1946), Başpiskopos Yusuf Davud (ö. ?) ve Abdulvahid el-Vafi (ö. 1992) de aynı görüşleri paylaşırlar. Yine Müslüman araştırmacı Dr. İbrahim Cuma konuya dair kitabında Müslümanların harekeleme sistemini Süryaniler’den iktibas ettiğini ifade etmektedir. (İ.Cuma, <em>Dirâsât fi Tetavvuri’l-Kitabâti’l-Kufiyye</em>, 1969, s.17,127) Alphonse Mingana (ö. 1937) da Kur’an metnine uygulanan bu yeniliklerin tamamen Süryaniler’den alındığını savunmuştur. Konuyla ilgili klasik literatürde herhangi bir tartışma unsuru bulunmamaktadır. 20. Yüzyılda ise bazı Müslüman alimlerden ve Oryantalistlerden yukarıda zikredilen dikkat çekici yorumları olmuştur. Bunların da ötesinde Kur’an metninin harekelenmesi konusunda iddialı görüşler dile getirilmiştir. Örneğin Revizyonist Oryantalist Christoph Luxenberg “<em>The Syro-Aramaic Reading of the Koran</em>” adlı eserinde Kur’an’ın birçok yerinde yanlış okunup harekelenen yerler olduğunu ve bu hataların kökeninin, Süryanice kelimelerin yanlış harekelenmesinden kaynaklandığını iddia etmiştir. (A.g.e., s. 28, 40, 81.) </p><p>Yirminci yüzyılın ikinci yarısından günümüze Kur’an Tarihi ve kitabeti hakkındaki çalışmalarıyla özellikle Arap dünyasında tanınmış bir âlim olan Ganim Kadduri el-Hamed ise “<em>İlmü’l-Kitabeti’l-Arabiyye</em>”(Amman,2004) ve “<em>Resmü’l-Mushaf</em>” adlı eserlerinde geçen ifadelerinde, Kur’an’da uygulanan harekenin Ebu’l-Esved ed-Düeli’nin icadı olduğunu savunmuştur. Son olarak konuya kısaca temas eden, başta ifade ettiğimiz gibi el-Azami olmuştur. Bu tez ve antitezlerin tümü karşılaştırmalı olarak etraflıca incelenmeye muhtaç durumdadır. </p><p>Bu proje ile amaçlanan, bilimsel bir yaklaşımla konuya dair görüşlerin akademik camiaya tanıtılması, yeni ve olguya uygun bir bakış açısının akademinin dikkatine sunulmasıdır.</p><p>Araştırmanın teorik bir çerçeveye sahip olması sebebiyle, proje yöntemi veri toplama ve elde edilen verilerin analizine dayanmaktadır. Bu bağlamda veri toplama hususunda alana dair temel eserler başta olmak üzere bilimsel veri oluşturan ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan faydalanılacaktır.</p><p>Projede uygulanacak yöntem, verilerin toplanması, karşılaştırılması ve bilimsel bir yaklaşımla analiz edilerek olgusal yargılara ulaşılmasıdır.</p><p>Proje üç ayrı bölüm ve değerlendirmeden oluşacaktır. İlk bölümde iki kutsal metnin (Kur’an ve Peşitta) tarihsel yapılarına ve oluşum süreçlerine dair olgular tesbit edilecektir. İkinci bölümde bu olgulardan hareketle iki kutsal metnin harekelenme tarihine dair bilgiler ve bunların etkileşimleri üzerinde durulacaktır. Üçüncü bölümde konuya dair farklı görüşler karşılaştırılacak ve tarihsel olgunun tesbiti aranacaktır. Değerlendirme kısmında ise proje ile ulaşılan sonuçlar üzerinde durulacaktır. Her bir bölümün üçer aylık zaman diliminde tamamlanıp toplamda bir yıllık bir süreçte projenin sonuçlandırılması öngörülmektedir.</p>