Tükrükteki S Mutans Staterin ve Katelisidin LL37 Seviyeleri ile Erken Çocukluk Çürüğünün İlişkisinin Değerlendirilmesi
Proje no. 21020 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2019
Özet
Erken çocukluk çağı çürüğü; küçük yaş çocuklarda yaygın olarak gözlenen ve pek çok probleme neden olan enfeksiyöz bir hastalıktır. Çocuklarda çürük riskinin belirlenerek çürüklerin oluşmadan önlenebilmesi ileride oluşacak çürüklerin önüne geçilebilmesi açısından çok önemlidir. Günümüzde tükürükteki antimikrobiyal proteinlerin çürük riskindeki yeri, cevabı merak edilen güncel bir konu halini almıştır ve literatürde bu konuda çocuklar üzerinde yapılmış sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Çalışmamızda 4-6 yaş arasında aktif çürüklü ve çürüksüz toplam 68 çocuğun tükürük staterin ve katelisidin LL-37 protein seviyeleri, tükürük Streptococcus mutans seviyeleri, oral hijyen ve beslenme alışkanlıklarının karşılaştırılması ve bu faktörlerle çürük varlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda çürüğe sahip 34 çocuk ve çürüksüz 34 çocuğun ağız içi muayeneleri yapılarak, çürük, kayıp ve dolgulu diş yüzey sayısı (dmfs) (decayed missing filling surfaces) kaydedildi ve velilere çocuklarının beslenme ve oral hijyen alışkanlıklarını değerlendiren anket soruları uygulandı. Aynı zamanda çocuklardan toplanan stimüle edilmemiş tükürükte Streptococcus mutans, staterin ve katelisidin LL-37 protein seviyelerine bakılarak elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edildi. İstatistiksel değerlendirmeler sonucunda, çürüklü ve çürüksüz grup arasında beslenme ve oral hijyen alışkanlıkları bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Sadece günde 3’ten sık şeker içeren yiyecek veya içecek tüketimi, çürük gözlenen grupta çürüksüz gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulundu. Tükürük parametreleri incelendiğinde, çürük gözlenen hastalarda ortalama tükürük Streptococcus mutans ve tükürük LL-37 seviyeleri çürüksüz gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunurken, tükürük staterin seviyeleri bakımından istatistiksel fark bulunmadı. Ortalama dmfs değerleri ile ortalama tükürük Streptococcus mutans ve tükürük LL-37 seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif korelasyon bulunurken tükürük staterin seviyesi ile arasında anlamlı ilişki tespit edilmedi. Ayrıca günde 3’ten sık şeker içerikli yiyecek veya içecek tüketimi ile tükürük Streptococcus mutans seviyesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif korelasyon bulundu. Çalışmamızın, erken çocukluk çağı çürüğünün beslenme, oral hijyen alışkanlıkları ve tükürük parametreleri ile ilişkisine ışık tutabileceği ancak bu konuyla ilgili daha fazla çocuğun dahil olduğu ve bulgularımızın desteklendiği yeni çalışmalara ihtiyaç olduğu sonucuna varılmıştır.