Psoriasis hastalarında PDCD1 ve LAG3 gen polimorfizmlerinin değerlendirilmesi

Proje no. 32590 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2024

Özet

<p>Psoriasis tüm dünyada yaygın olarak görülen çevresel ve genetik faktörlerin sebep olduğu otoimmün, sistemik, kronik bir inflamatuar deri hastalığıdır. Patogenezi tam olarak aydınlatılamayan psoriasise, hem doğuştan gelen hem de kazanılmış bağışıklık immün yanıtlarındaki bozuklukların sebep olduğu düşünülmektedir. Histopatolojik ya da klinik tanı konulan psoriasisin üzeri gümüşi skuamlanma gösteren eritemli plaklar ana deri lezyonlarıdır. Ancak lezyonlar; hastadan hastaya ve aynı hastada hastalığın evresine göre çok farklı şekil ve boyutta olabilir, farklı yayılım paternleri gösterebilir. Bu nedenle hastalık lezyon tipine göre plak, guttat, püstüler ve eritrodermik subtiplerine ayrılırken lezyonların anatomik yerleşim yerlerine göre skalp, tırnak, palmoplantar, invers ve genital bölge psoriasisi olarak adlandırılmaktadır. Hastalık şiddeti ölçümünde en çok kullanılan yöntem, psoriasis alan şiddet indeksi (pasi) adı verilen; baş, gövde, üst ve alt ekstremitelerdeki lezyonların eritem, skuam ve endürasyon özelliklerine göre yapılan bir puanlama sistemidir. PASİ değeri 0-72 arasında değişen bir skalaya sahip olup genel olarak pasi&lt;5 hafif hastalığı, pasi 5-10 arası değer orta şiddete hastalığı, &gt;10 ise şiddetli hastalığı temsil etmektedir.</p><p>Tek nükleotid polimorfizmi (SNP) DNA sekansında adenin (A), timin (T), guanin (G) veya sitozin (C) gibi bazlardan sadece birini etkileyen, varyasyonlara verilen isim olup en sık görülen polimorfizm tipidir. SNP’ler kişiler arasında fenotipik değişiklerden sorumlu olup bunun yanı sıra çeşitli hastalıklarla ve ilaçlara verilen yanıtlarla ilişkili olabilmektedirler.</p><p>İnsan programlanmış hücre ölümü 1 (PDCD1) geni (Gen ID: 5133); 6 eksondan oluşan öncü proteini 288 olgun proteini 268 aminoasit içeren 2q37.3 kromozomunda lokalize olan programlanmış hücre ölüm reseptörü 1 (PD-1) ekspresyonunda görevli gendir. PD-1 periferal T hücrelerinde bulunan immün kontrol noktası mekanizmasına ait bir transmembran reseptördür. Ligandı olan programlanmış hücre ölüm reseptör ligandı 1 ve 2 (PDL1-1, PDL-2)‘ye bağlanarak immün yanıtın baskılanmasını sağlar. Bu baskılanma organizmanın kendi antijenlerine tolerans göstermesini sağlamak için önemli bir mekanizmadır. Ancak çeşitli malign tümörler PDL-1 salgılayarak immün sistemden kaçmaktadır. Bu nedenle birçok malign tümörün tedavisinde PD-1 ve PDL-1 inhibitörleri kullanılan tedaviler arasındadır. Literatürde PD-1 ve PDL-1 inhibitörlerinin altta yatan psoriasis şiddetlendirdiği ya da psoriasisi bulunmayan hastalarda psoriatik lezyonlara sebep olduğu bildiren birçok vaka mevcuttur. Ayrıca Bartosińska ve arkadaşları çalışmalarında PDCD1 gen ekspresyonun psoriasis tanılı hastalarda sağlıklı kişilere göre azaldığı saptanmıştır. Shengyuan ve arkadaşları ise Çin halkında PDCD1 geninin 3′-çevrilmemiş bölgesinde (3’UTR) guanin alleli bulunan kişilerde psoriasis gelişme riskinin arttığını göstermiştir.</p><p>Lenfosit aktivasyon geni 3 (LAG-3), kromozomun kısa kolunda bulunur ve toplamda 8 ekson içerir. Gen T hücrelerinde bulunan, PD-1 ve sitotoksik T-lenfosit ilişkili antijen 4 (CTLA-4) geni ile benzer işleve sahiptir. LAG-3 geni; 498 proteinden oluşan aynı isimli transmembran reseptörünü kodlar. Hem yardımcı T hücreleri (CD4) hem de sitotoksit T hücreleri (CD8) hücre zarındaki T hücre reseptörü-CD3 (TCR-CD3) kompleksi ile ilişkisi bulunan LAG-3 reseptörü, büyük doku uyuşum kompleksi- 2 (MHC-II), fibrinojen benzeri protein-1 (FGL-1), galaktin-3 (Gal-3) gibi çeşitli ligandlara bağlanarak TCR sinyal iletimini engelleyerek, TCR ilişkili sitokin salgılanmasını down regüle etmektedir. Çeşitli çalışmalarda psoriatik artrit, Hashimato ve Graves tiroiditi, multiple skleroz (ms) ve tip 1 diyabetes mellitus gibi otoimmün hastalıklarda sahip kişilerde sağlıklı gönüllülere göre periferik kanda LAG-3 eksprese eden T hücrelerde down regulasyon saptanmıştır. Ayrıca LAG 3 geninin intron okuma bölgesinde yer alan rs1922452 bölgesindeki SNP’lerin ms’de artmış komorbidite ilişkili bulunduğu ve Parkinson hastalığı riskindeki artışla ilişkili olabileceğini belirten yayınlar mevcuttur. Yapılan çalışmalarda psoriasis hastalarında ms ve Parkinson hastalığının insidansının ve progresyonunun arttığını belirten verileri bulunmaktadır.</p><p>Çalışmada psoriasis hastalarında ve psoriasis tanısı olmayan gönüllülerde LAG3 ve PDCD1 gen polimorfizleri karşılaştırılarak bu iki gendeki tek nükleotit polimorfizmlerinin hastalık ile, hastalığın şiddeti ile ve hastalığın tipi ile olan ilişkisini değerlendirmek ve hastalık patogenezinin aydınlatılmasına katkı sağlamak amaçlanmakta olup literatürde LAG3 gen polimorfizmizinin psoriasis üzerine olan etkisine dair hiçbir veri bulunmazken PDCD1 gen polimorfizminin psoriasis ile ilişkisine dair sınırlı veri bulunmaktadır.</p><p>Dermatoloji genel polikliniğinde yeni tanı alan veya psoriasis polikliniğinde psoriasis tanısı ile takip edilen 115 hasta ve Dermatoloji genel polikliniğine psoriasis dışı deri hastalıkları için başvuran veya takip edilen 65 gönüllü olmak üzere toplam 180 kişi onam alındıktan sonra çalışmaya dahil edilecektir. Çalışmaya katılmayı kabul eden psoriasis tanılı hastalarda ve kontrol grubunda yaş, cinsiyet gibi demografik bilgiler ve psoriasis tanılı hastalarda hastalık tipi, pasi skoru, uygulanan tedaviler gibi klinik bilgiler kaydedilecektir. Psoriasis tanılı hastalardan ve kontrol grubundan standart protokoller kullanılarak EDTA'lı tüplerde toplanacak olan periferik kanlardan total DNA izolasyonu kit protokolüne uygun olarak sırasıyla; örnekler Proteinaz K kullanılarak lize edilme, lizat spin kolonlarından geçirilme, santrifüj sırasında DNA Dneasy membranına bağlanma ve kontaminanlar elimine olma, kalan kontaminanlar ve enzim inhibitörleri için iki yıkama basamağı daha yapılarak DNA suda veya bufferda izole edilecektir. İzole edilen DNA kullanılarak her bir hasta ve kontrol için RT-PCR tekniği kullanılarak LAG3 genine ait rs1922452 polimorfizmi ve PDCD1 genine ait rs10204525 polimorfizmlerinin varlığı değerlendirilecektir. Spesifik primerler kullanılarak hedef gen bölgeleri amplifiye edilecek. RT-PCR reaksiyonları, 25 µL'lik toplam hacimde, 1x PCR tamponu, 1.5 mM MgCl2, 200 µM dNTP, 0.2 µM primerler ve 1 ünite Taq polimeraz içerecek şekilde optimize edilecektir. Veriler LightCycler 480 yazılımı ile veri analizi Tm (melting temperature) calling modunda, her olgunun Tm farkı olup olmadığına bakılacaktır. Daha sonra LightCycler 480 programı ile Melting curve genotyping analizi yapılarak bu allel grupları her örnek için belirlenecektir.&nbsp;Elde edilen verilerin isttiksel analizi SPSS programı kullanılarak yapılacaktır. P değeri &lt;0.05 olan sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilecektir. Elde edilen veriler, literatürdeki mevcut çalışmalarla karşılaştırılarak yorumlanacaktır. Polimorfizmlerin psoriasis hastalığının varlığı ve şiddeti üzerindeki potansiyel etkileri tartışılacak ve klinik uygulamalar için öneriler sunulacaktır.</p><p><br></p><p>Hastaların toplanması, kan alınması, DNA izolasyonu yapılması ve elde edilen DNA'ya RT-PCR tekniği uygulanarak PDCD1 ve LAG3 gen polimorfizm tipleri saptanmasını ve verilerin incelenmesi içeren araştırma 18 aylık süreyi kapsamaktadır.</p>

Detay görüntüle