SMYRNA/İZMİR AGORA KAZILARINDA BULANAN LAZIMLIKLARIN(OTURAK/HAVUZ) İSLEVSELLİKLERİ VE OSMANLIDA TUVALET KÜLTÜRÜ
Proje no. 926 · Durum: Kapanmış · 2015
Özet
Osmanlı toplumunun belki de en mahrem konularından birisi tuvalettir. Aslında Avrupa’ya göre çok daha kalıcı ve nispeten sağlıklı yöntemlerle, erken dönemlerden itibaren çözülen tuvalet sorunu, muhtemelen kirli ve mahrem olduğu için konu edilmemiş veya pek kaydı tutulmamıştır. Tuvaletler ve buna bağlı basit kanalizasyon sistemleri, Anadolu’da Selçuklulardan itibaren görülür. Ancak çalışmamızda üzerinde önemle durmak istediğimiz objeler, yaşamın geçtiği mekânlarda (ev, han, hastane gibi) kullanılan lazımlık/oturak/havruzlardır. Avrupa’da neredeyse 20. yüzyıla kadar bir gelenek halinde kullanılmaya devam eden ve kökeni Antik çağlara dayanan lazımlıklar, günlük yaşamın önemli objelerinden biri olmuştur. Genel olarak Müslüman toplumlarında lazımlık geleneğinin olmadığına ilişkin yaygın bir düşünce vardır. Aslında hastalar, yaşlılar, bedensel engelli yetişkinler, akli dengesi yerinde olmayanlar ve tabi ki çocuklar için lazımlıklar oldukça kullanışlı bir malzemedir. Sağlıklı ve yetişkin bireylerin genellikle alaturka tuvaletleri kullandığı kabul edilir. Ancak unutulmamalıdır ki özellikle ev, hastane ve han gibi yaşam alanlarında lazımlıkları, sağlık problemi olmayan yetişkin insanlar da kullanmış olmalıdır. Agora kazılarında çok yoğun bir şekilde ortaya çıkarılan lazımlıklar kaba, gözenekli hamurlu, dış yüzü sırsız içi hardal sarısı renkli sırlıdır. Taşınabilmesi ve içindekilerin rahat dökülebilmesi için çift kulplu olarak üretilmişlerdir. Lazımlıkların boyutlarından çocuk ve yetişkinlere ait olanlar birbirinden ayrılabilmektedir. Agora’da, yaygın olarak görülen çift kulplu lazımlıklara çok benzer bir grup daha tespit edilmiştir. Tipik lazımlıklara göre daha uzun ve kulpsuz olan bu örneklerin de çocuk beşiklerinde kullanılan lazımlıklar olduğu anlaşılmaktadır.