Glioblastoma Tedavisinde Kan Beyin Bariyerini geçebilecek Kurkumin Takviyeli Hedefli Dual Terapi
Proje no. 20996 · Durum: Kapanmış · 2020
Özet
Primer beyin tümörlerinden en sık rastlanan glioblastoma multiform, tedavi seçeneklerinin sınırlı olmasının yanı sıra malign beyin tümörlerinin % 40’ını oluşturmaktadır. Ağırlıklı olarak anormal astrositik hücrelerden oluşurlar, fakat aynı zamanda farklı hücre tipleri ve nekrotik hücrelerin alanlarını da içerirler bu nedenle tedavileri zordur. Glioblastoma (GB) tedavisinde ilk adım, tümörü çıkarmak için yapılan cerrahi işlemdir. Sonraki adım ise radyoterapi ve kemoterapidir. Alkilleyici ajan sınıfında yer alan karmustin, glioblastoma hastaları için kemoterapötiktir ve DNA hasarına yol açarak apoptoza sebep olur. Pulmoner toksisite, bulantı, kusma, baş dönmesi ve koordinasyon kaybı gibi birçok yan etkisi vardır. Doksorubisin, glioblastoma dahil birçok kanser türünde tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Antikanser etkisini DNA’da interkalasyon yoluyla hücre ölümüne sebep olarak göstermektedir. Kurkumin ise bitkisel kaynaklı ve çeşitli terapötik etkiler gösteren bir ajandır. Kurkumin tek başına ya da diğer kemoterapötik ajanlar ile kombine olarak kullanılabilmektedir. Standart tedavi ile, glioblastomlu hastaların ortalama sağkalım süresi yaklaşık 11-15 aydır. Bu nedenle glioblastomaya yönelik olarak yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi önem taşımaktadır. Projede öncelikle nanotaşıyıcılardan biri olan lipozomlara Karmustin, Doksorubisin ve Kurkumin yüklenmesi planlanmaktadır. Lipozomlar, biyouyumlulukları, düşük toksisiteleri ve yüzeylerinin fonksiyonel hale getirilebilmesinden dolayı tercih edilmektedir. Lipozomlar ön emülsiyon oluşum adımından sonra microfluidics cihazı yardımıyla boyutları küçültülecek ve yüzeyleri mPEG2000 ile kaplanacaktır. Hazırlanmış olan kombine ilaç sistemi içeren lipozomların beyin kanseri hücre hattında etkinliği incelenecektir. Ayrıca lipozomal yapının GB tedavisinde kullanım potansiyeli in vivo koşullarda da araştırılacak ve intranazal yoldan uygulama yapılacaktır. İlaç taşıyıcı sistemin biyodağılım ve farmakokinetik çalışmalarının ardından nude fareler kullanılarak tümör hücrelerinin intaserebral implantasyonu gerçekleştirilerek sistemin kanser tedavi potansiyeli ve farelerde sağ kalım izlenecektir.