ENERJİ YATIRIMLARINDA SOSYAL KABULÜ ETKİLEYEN DURUMLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Proje no. 1259 · Durum: Kapanmış · 2016

Özet

Amaç Bu çalışmada, toplumda enerji yatırımlarına karşı sosyal kabulü etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Enerji yatırımlarına karşı sosyal kabul, sosyo-kültürel, politik, ekonomik ve teknik başta olmak üzere birçok konudan etkilenebilmektedir. Türkiye’de artan enerji ihtiyacı ile birlikte, yoğunlaşan enerji yatırımlarına karşı ülkenin çeşitli yerlerinde çevre temelli toplumsal hareketlerin oluşması söz konusu olabilmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, doğal çevreye olası etkileri beklenen enerji yatırımlarında sosyal kabulün çok boyutlu değerlendirilmesi önemli bir konu olarak görülmektedir. Metot Çalışmada İzmir Bornova ilçe merkezi evren olarak belirlenmiş, 18 yaş ve üzeri bireyler kapsama alınmıştır. Örneklem, basit rastgele örneklem seçim yöntemiyle belirlenen 236 kişiden oluşmuştur. Toplanan veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences Chiago, III, USA) 16,0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, veri çözümlenmesinde frekans dağılımı ve yüzdelerden yararlanılmış, değişkenler arasındaki farkın belirlenmesinde ki-kare testi kullanılmıştır. P<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Tartışma ve Sonuç Yapılan çalışmada yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik sosyal kabul, konvansiyonel enerji üretim yatırımlarına göre daha düşüktür. En düşük sosyal kabul oranı yüzde onlar seviyesi ile nükleer enerji yatırımlarındayken, özellikle jeotermal yatırımlara karşı kabulün düşüklüğü dikkat çekicidir. Sosyal kabulde etkili faktörler olarak, yatırımın yaşam alanına uzaklığı, doğal çevreye, insan sağlına ve tarım alanlarına olumsuz etkileri belirleyici olarak görülmektedir. Bununla birlikte, enerji yatırımları karar verme süreçlerinde şeffaflığın ve halk katılımının sağlanması sosyal kabulü olumlu yönde etkileyen faktörler olarak görülmektedir. Enerji yatırımlarının tüm aşamalarında dinamik bir faktör olarak karşımıza çıkan sosyal kabul ile ilgili karar vericilerin, toplumun yatırımlara karşı tutumlarını ya da karşı çıkışlarını tehdit ya da engelleyici olarak görmemeli, özellikle toplumun konuya ilgi gösteren kesimleriyle müzakereye açık olmalıdır.

Detay görüntüle