Farklı Profilaktik Ajanların Ortodontik Butonlara Uygulanan Makaslama Kuvvetine Karşı Olan Direncine Etkisinin Değerlendirilmesi
Proje no. 23502 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2022
Özet
Sabit ortodontik tedavi kapsamında dişlere uygulanan buton ve braket gibi materyaller hasta ağzında yıllarca kalabilmektedir. Bu süre boyunca ortodontik buton ve braketlerin üzerine çeşitli kuvvetler etki etmektedir(ör:makaslama kuvveti). Buton ve braketlerin diş yüzeylerine adezyonlarının iyi olması ve dolayısıyla çeşitli kuvvetlere karşı dayanıklılık göstermesi , sabit ortodontik tedavinin en önemli koşullarındandır.<br /> Yapılan çalışmalarda ortodontik tedavi sırasında beyaz nokta lezyonlarının oluşum riskinin artığı bildirilmiştir. Bu lezyonların oluşumunu önlemek veya azaltmak amacıyla uygulanan profilaksi ajanları, mine yüzeyinde birtakım değişikliklere sebep olmaktadır. Bu değişikliklerin dişler üzerine uygulanan ortodontik braket ve butonların diş yüzeyine adezyonlarını ve dolayısıyla çeşitli ortodontik kuvvetlere karşı gösterecekleri direnci etkileyecekleri düşünülmektedir.<br /> Çalışmamızda profilaksi için günümüzde sıklıkla tercih edilen ajanlar olan Sodyum Florür(NaF) ve Kazein Fosfopeptid- Amorföz Kalsiyum Fosfat)CPP-ACP içerikli profilaksi ajanlarının çekilmiş premolar dişler üzerine uygulanmasından 1 hafta sonra üzerlerine ortodontik butonların yapıştırılması planlanmaktadır. Ardından profilaksi ajanı uygulanmış ve uygulanmamış dişlere yapıştırılmış ortodontik butonların makaslama kuvvetine karşı dirençleri, Universal Test Cihazı(instron) kullanılarak ölçülecek ve sonuçlar birbirleriyle kıyaslanacaktır.<br /> Bu konu ile ilgili yapılmış çeşitli çalışmalar literatürde yer almaktadır. Bu çalışmalar değerlendirildiğinde çalışma sonuçlarının birbirinden farklı olduğu görülmektedir. Bununla beraber çalışmalarda genellikle profilaksi uygulandıktan hemen sonra braketlenen dişlerin makaslama kuvvetine karşı gösterdikleri direnç ölçülmüştür. Profilaksi ajanı uygulamasının hemen ardından ortodontik apareylerin yerleştirilmesi her zaman mümkün olmamaktadır,bu sebeple iki işlem arasında 1 haftalık bir sürenin bırakılması klinik olarak daha uygun bulunmuştur. Bu ajanlarının etkilerinin zamanla değişebilmesi mine yüzeyinde yaratacakları değişim üzerinde de etkili olacaktır. Bekleme süreci, daha anlamlı sonuçların bulunmasına olanak tanıyacaktır.<br /> <br /> <br />