p-Kumarik Asit Tayini için Floresan Protein Temelli Genetik Kodlanmış Biyosensörün Geliştirilmesi

Proje no. 32072 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2024

Özet

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;p-Kumarik asit, flavonoidler ve polifenoller gibi önemli metabolitlerin biyosentezinde öncü olarak görev alan bir bileşiktir. p-Kumarik asidin metabolizmadaki rolünün aydınlatılması veya mikroorganizmalarda üretilen miktarının belirlenmesi için, hücre içinde gerçek zamanlı analize imkan veren biyosensörlere ihtiyaç vardır. Önerilen projede, p-kumarik asit tayini için floresan protein temelli ve genetik kodlanabilme özelliği sayesinde hücre içi ölçümlerde kullanım potansiyeline sahip bir biyosensörün geliştirilmesi amaçlanmaktadır. p-Kumarik asit tayini için kullanılan HPLC gibi geleneksel yöntemler, p-kumarik asite spesifik olarak geliştirilmiş yöntemler değildir. Önerilen biyosensörün tanıma elemanı olarak kullanılacak PadR, p-kumarik aside spesifik olarak bağlanabilen bir proteindir. Bu sayede, biyosensörün p-kumarik aside spesifikliğinin sağlanması hedeflenmektedir. Proje kapsamında, PadR ile floresan özellikte bir protein olan mCherry proteinlerini kodlayan gen fragmentlerinin füzyonu yoluyla biyosensör proteinin elde edilmesi hedeflenmektedir. Biyosensör proteinin <em>E. coli</em> hücrelerinde rekombinant üretimi ve saflaştırılmasının ardından, biyosensör ölçümlerinin gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Biyosensörün çalışma prensibi, p-kumarik asidin bağlanması sonucunda konformasyonel değişime uğrayan PadR’nin füzyon halinde birlikte üretildiği mCherry floresans proteinin mikroçevresinde ve dolayısı ile floresan sinyalde bir değişime neden olmasına dayanmaktadır. </p><p><br></p><p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;Önerilen projenin, spesifik ve hassas tayin sağlayacak bir floresan protein biyosensörü sunarak bilimsel literatüre katkıda bulunması hedeflenmektedir. Projede geliştirilecek biyosensör, p-kumarik asidin hücre içinde gerçek zamanlı izlenmesini sağlayacak şekilde genetik kodlanabilme özelliğine sahiptir. Bu nedenle, proje sonucunda elde edilen biyosensörün gelecekte bitki metabolizması, sinyal iletimi, çevresel izleme ve biyoteknoloji alanlarında uygulama potansiyeline sahip olabileceği öngörülmektedir.&nbsp;</p>

Detay görüntüle