Aksolotl (Ambystoma mexicanum) Ekstresinin Ovaryum Kanser Hücreleri Üzerindeki Terapötik Etkinliğinin Araştırılması
Proje no. 23916 · Durum: Kapanmış · 2022
Özet
Ovaryum kanseri öldürücü bir jinekolojik kanserdir ve kadınlar arasında en yaygın 5. kanser ölüm nedenidir. Hastalarının ölüm oranlarının yüksek olmasının en önemli nedeni ilerlemiş evrelerde tespit edilebilmesi ve hastalığın seyrine göre cerrahi tedavi, radyoterapi veya kemoterapi tedavileri uygulanır. Bu tedaviler sıklıkla tedavi başarısızlığına ve toksisiteye neden olmasına rağmen, yaygın olarak kullanılan terapötik ajanlardandır. Bu sebeple günümüzde bunlara karşın ek yeni doğal terapötik ajanlar araştırılmaktadır.<br /> NF-κB (Nükleer faktör kappa B ) sinyal yolağı, hücresel ortamda stresörler olarak önemli bir rol oynar ve bağışıklık, inflamasyon, apoptoz ve hücre proliferasyonu gibi önemli düzenleyici genlerin ekspresyonunu kontrol etmektedir. Pek çok çalışmada sinyal yolağı meme, servikal, prostat, pankreas ve akciğer kanseri gibi tümörlerde aktive olduğu gösterilmiştir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, yumurtalık kanseri hücre hatlarının yayılmasında NF-κB'nin önemini ortaya koymuştur. NF-κB sinyal yolağı aktivasyonunun inhibe edilmesinin terapötik etkinliğini arttırdığı varsayılmaktadır. Literatürde NF-κB sinyal yolağı aktivasyonunun artış veya azalış göstermesi metastazda ve apoptoz etkili olduğunu gösterilmektedir.<br /> Semenderlerin tümör oluşumunu baskılama yeteneği, kansere neden olan biyolojik koşulları nasıl manipüle edeceğimizi anlamamıza yardımcı olabilir. Pek çok semenderin anti-kanser aktiviteleri de dâhil olmak üzere çeşitli biyolojik etkiler gösterdiği tespit edilmiştir. Yeni anti-kanser ajanlar hücre döngüsünü durdurabilmekte, apoptozu indükleyebilmekte ve farklılaşmayı uyarabilmektedir.<br /> Bu araştırmada da, yeni doğal terapötik ajan olarak kullanılmaya aday olan aksolotl ekstresinin (AXO)’nun ilk defa ovaryum kanser hücre hattı OVCAR-3 hücre üzerindeki aktivasyon değişimlerine bağlı olarak hücre proliferasyonu, apoptoz ve NF-κB sinyal yolağı üzerine olan etkisi daha önce literatürde rastlanmadığından araştırmamızın özgün bir değere sahip olduğunu düşünmekteyiz.