Dracocephalum imberbe Bitkisinin Biyolojik Aktif Sekonder Metabolitlerinin İzolasyonu, Saflandırılması ve Yapı Tayini
Proje no. 31930 · Durum: Kapanmış · 2023
Özet
<p>Son yıllarda yaşanan hammadde kıtlığı, yüksek petrol fiyatları, iklim değişikliği, atık bertarafı ve çevre kirliliği endişeleri nedeniyle “sürdürülebilirlik” ilkesi kimya endüstrisinin en büyük gerekliliklerinden biri haline gelmiştir. Literatürlere bakıldığında, biyo esaslı kaynakların hazır bulunabilmeleri, doğaları gereği biyolojik olarak parçalanabilir olmaları ve düşük toksisiteleri nedeniyle; yenilenebilir kimyasalların ve polimerlerin elde edilebilmesi için yüksek potansiyel taşıdıkları görülmektedir. Biyo bazlı kaynaklar arasında trigliserid esaslı bitkisel yağlar polimer sentezi için oldukça önemlidir. Reçine hazırlamada ana hammadde olarak bitkisel ve modifiye yağlarda kullanılabilmektedir. Geleneksel sentetik polimerlerin sağlık, güvenlik ve çevresel kaygılar içermesi nedeniyle bitkisel yağlar ile yapılan reçine çalışmaları, son yıllarda bilim insanlarının üzerinde yoğun şekilde çalıştıkları konulardan biri haline gelmiştir.</p><p><br></p><p>Fenol formaldehit reçineleri olarak bilinen fenolik reçineler; fenol ve formaldehitin polimerizasyonundan elde edilen sentetik bir reçinedir ve otomotiv yapımı ve aksesuarları, uçak yapımı, ahşap malzeme işleme, inşaat sektörü, aşındırıcılar, kauçuk, döküm sanayi, refrakter, çelik, boya ve yapıştırıcılar endüstrisi gibi birçok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır. Literatürde bitkisel yağ esaslı fenolik reçinelerin sentezine yönelik çalışmalar olsa da, bunların döküm boyaları endüstrisinde kullanımına ve performansına yönelik araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Çalışmamızda hem ticari olarak satılan yağlar, hem de doğadan toplanan bitkilerin ekstraksiyonu sonucu elde ettiğimiz yağlar kullanılarak, fenolik reçine sentezleri gerçekleştirilecektir. Elde edilen reçinelerin, döküm sektörüne yönelik boya formülasyonlarında kullanılması ve içerdikleri bitkilerin yağ uzunluklarına göre performanslarının karşılaştırılarak çalışmamıza özgünlük kazandırılması ve yüzey kaplamalarında yaygın olarak kullanılan alkid reçinelere bir alternatif oluşturulması hedeflenmiştir.</p>