Uterin Leiomyomların Lokalizasyon ve Büyüklüğünün Biyokimyasal Parametrelerle Araştırılması
Proje no. 32004 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2023
Özet
<p> Uterin leiomyomlar veya uterus fibroidleri, uterusun düz kasının (miyometrium) steroid hormonuna duyarlı, iyi huylu monoklonal tümörleridir. Kadınlarda en sık görülen üreme sistemi tümörü olan uterin leiomyomlar, popülasyonun büyük bir bölümü için önemli bir yaşam kalitesi sorunu oluşturur. Tüm kadınların %77’sinin yaşamları boyunca leiomyom geliştirebileceği ve bu kadınların %15 ila %30'unun önemli semptomlardan muzdarip olabileceği tahmin edilmektedir. İyi huylu olmasına rağmen, uterus leiomyomları önemli morbidite ile ilişkilidir; bunlar histerektominin birincil endikasyonudur, menoraji ve pelvik ağrıdan infertiliteye, tekrarlayan gebelik kayıplarına ve erken doğuma kadar uzanan önemli bir jinekolojik ve üreme işlev bozukluğu kaynağıdır. </p><p> Uterin leiomyomlar için en önemli ve sıklıkla rapor edilen risk faktörü ırktır ve Afrikalı Amerikalı kadınları orantısız bir şekilde etkiler. Diğer risk faktörleri arasında ileri yaş, premenapozal dönemde olmak, ailede leiomyom öyküsü, hipertansiyon, gıda katkı maddeleri ve sık soya fasulyesi sütü tüketimi yer alır. Öte yandan, uterin leioyomlar için koruyucu faktörler arasında kombine oral kontrasepsiyon veya depo formda enjekte edilebilir medroksiprogesteron asetat, düşük kütleli ve pariteli kadınlarda sigara kullanımı sayılabilir. Diğer önemli risk faktörleri arasında obezite, D vitamini eksikliği , aşırı E vitamini seviyeleri, değiştirilmiş üreme sistemi mikrobiyomu, endokrin bozucu kimyasallara (ör.organofosfat esterleri ve plastikleştiriciler) maruz kalma yer alır. Tütün ve alkol kötüye kullanımı ile ilişkili bireysel ve çevresel risk faktörleri de uterin leiomyomlarının oluşumuna katkıda bulunabilir. Uterus leiomyomlarının gelişiminde moleküler süreçlerin önemi göz önüne alındığında, daha iyi saptama, sınıflandırma ve tedavi yöntemleri geliştirmek için kullanılabilecek geniş bir moleküler araç ve kaynak yelpazesi vardır. </p><p> Klinik olarak, tümör biyobelirteçleri, hızlı büyüyen leiomyom geliştirme riski yüksek olan kadınların belirlenmesi ve bu iyi huylu durumu diğer patolojik durumlardan ayırt etmek için yararlı olabilir. Leptin, VEGF, ghrelin ve CA125 dahil olmak üzere çeşitli biyobelirteçler, uterin leiomyomlu kadınlarda uterin leiomyoması olmayan kadınlara kıyasla artmış serum seviyeleri göstermektedir . Ancak bunların sadece bir kısmı sağlıklı ve miyomlu hastalarda önemli farklılıklar göstermekte ve klinik pratikte kullanılabilmektedir. Ayrıca, örneğin uterusun tamamen rezeke edilmesi gerekip gerekmediğine karar vermede, prognozu ve tedaviyi iyileştirmek için uterin leiomyomları diğer uterus malignitelerinden ayırmak için biyobelirteçler kullanılabilir. Yapılan bir çalışmada ,doublecortin, kalpain 6, interlökin-17B ve proteolipid protein 1'in, normal miyometriyum ve on sekiz diğer doku ile karşılaştırıldığında leiomyomlarda çok fazla eksprese edildiği bulundu.</p><p> Bu çalışmada , uterin leiomyom tanısı nedeniyle operasyon planlanan hastalarda,leiomyom lokalizasyon ve boyutlarını değerlendirmek amacıyla hem myom dokusunda hemnormal miyometrium dokusunda hem de serum örneklerinde ve sağlıklı gönüllü grubunda isesadece serum örneklerinde ELISA yöntemi kullanılarak GDF-15 ve IL-17 değerleri ELISA yöntemi ile karşılaştırılacaktır.</p>