Trastuzumab konjuge metotreksat yüklü insan serum albümini nanopartiküllerinin geliştirilmesi, radyoişaretlenmesi ve meme kanseri tanısında kullanılabilme potansiyelinin in vitro çalışmalarla değerlendirilmesi
Proje no. 22933 · Durum: Kapanmış · 2021
Özet
Dünya genelinde ölüme en çok neden olan kanserin, erken evrede teşhisi ve etkin bir şekilde tedavisi; tedavi masrafını, tedavi süresini, mortalite ve morbidite riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Anatomik görüntüleme teknikleri, morfolojik değişikliklere dayandığı için hastalığın ilk aşamasındaki görüntülemede yeterli değildir. Oysa, sintigrafik görüntüleme, fizyolojik değişikliklerin tespitine dayanan non-invaziv bir görüntüleme tekniği olduğundan erken evrede teşhise imkân vermektedir.<br /> Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Son derece hızlı metastaz yapması nedeniyle meme kanserinin erken tanısı büyük önem taşımaktadır. Pek çok araştırmacı, meme kanseri hücresine spesifik yeni radyofarmasötikler geliştirmeye çalışmaktadır. Meme kanseri vakalarının %20-30’unda insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2’nin (HER2) aşırı eksprese edildiği vurgulanmaktadır. Aynı zamanda, yapılan çalışmalar; meme kanserinde de bulunan folat reseptörlerinin tümör dokusunda, sağlıklı dokulara kıyasla, oldukça yüksek miktarda bulunduğunu göstermektedir. Bu özellikler, HER2 ve folat reseptörlerini meme tümörü dokusunu hedefleme amacı ile kullanılabilecek muhtemel hedefler haline getirmektedir.<br /> Proje kapsamında, folat reseptörlerine olan yüksek afinitesi nedeni ile seçilen ve kemoterapötik bir ilaç olan Metotreksat (MT) ve HER2 reseptörlerine olan yüksek afinitesi nedeni ile seçilen ve meme kanseri olgularında kullanımı açısından FDA tarafından onaylı monoklonal antikor olan Trastuzumab (TMAB) ile, TMAB konjuge MT yüklü insan serum albümini (İSA) nanopartiküllerinin hazırlanması ve <sup>99m</sup>Tc radyonüklidi ile işaretlenmesi planlanmaktadır. Bu sayede tümörlü dokuda yüksek, hedef dışı dokuda düşük tutulum gösteren nükleer onkoloji hastalarında tanı amacı ile kullanılabilecek yeni bir radyofarmasötik geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Geliştirilecek radyofarmasötiğin tanısal amaç ile kullanılabilirliği in vitro hücre tutulum çalışmaları ile değerlendirilecektir.