Biodentin ve cam iyonomer simanın yapay çürük dentin lezyonlarında remineralizasyona etkisi ve mikrosızıntılarının karşılaştırılması

Proje no. 20739 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2019

Özet

Çalışmamızda diş sert dokularının remineralizasyonunu sağladıkları ileri sürülen, bu nedenle biyoaktif materyaller olarak değerlendirilen kalsiyum silikat esaslı Biodentin materyali ve cam iyonomer simanın, yapay çürük oluşturulmuş dentin lezyonlarında remineralizasyona etkilerinin ve restorasyon materyali olarak kullanıldıklarında mikrosızıntılarının in-vitro karşılaştırılması amaçlandı. Çalışmanın birinci bölümünde remineralizasyonun saptanması için çekilmiş otuz dört adet üçüncü azı dişlerden elde edilen dentin kesitleri üzerine 1x1x1 mm boyutlarında dört adet standart kavite açıldı. Bir kavite, aside dayanıklı tırnak cilası ile (Gr 1, pozitif kontrol) örtüldü. Dentin kesitleri, yapay çürük solüsyonunda 37 º C, 96 saat demineralize edildi. Kavitelere Biodentin (Gr 2) ve cam iyonomer siman (CİS, Fuji IX) materyali (Gr 3) uygulandı. Dördüncü kavite ise restore edilmeden bırakıldı (Gr 4, negatif kontrol). Daha sonra örnekler yirmi bir gün simüle vücut sıvısında (SBF) 37 ºC’de bekletildi. Kavitelerin ortasından geçecek şekilde vertikal yönde kesitler elde edildi. Remineralizasyonun saptanması için kesitlerde siman-dentin arayüz görüntüleri SEM’de incelendi ve SEM-EDX cihazı ile restorasyona komşu dentinde Ca/P oranları belirlendi. Gruplar arası karşılaştırmalar için veriler istatistiksel olarak Bonferroni testi ile incelendi. Çalışmanın ikinci bölümünde mikrosızıntı testi için, otuz dokuz adet çürüksüz üçüncü azı diş rastgele üç uygulama grubuna ayrıldı(n:13): Gr A: Biodentin, Gr B: CİS, Gr C; Kompozit (pozitif kontrol). Dişlerin okluzal üçlüsünden horizontal kesit alınarak düz dentin yüzeyi elde edildi, 4x2x2 mm boyutlarında okluzal dentin kaviteleri hazırlandı ve materyaller üreticinin önerileri doğrultusunda uygulandı. Tüm örneklere termosiklus işlemi uygulandı ve daha sonra örnek yüzeyleri restorasyon kenarlarından 1 mm uzakta kalacak şekilde tırnak cilası ile örtülendi. Bazik fuksin solüsyonunda 24 saat bekletilen örneklerden bukkolingual doğrultuda kesitler alındı. Restorasyon-dentin arayüzünde boyanma, iki gözlemci tarafından stereomikroskopta değerlendirildi (Kappa değeri: 0.85). Elde edilen veriler Kruskal-Wallis testi ile istatistiksel olarak değerlendirildi (p<0.05). Çalışmanın bulgularına göre Ca/P değerlerinin, Biodentin grubunda (Gr 2), cam iyonomer siman grubuna (Gr 3) kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu. Ca/P değerinin Gr 2 ve Gr 3 gruplarında, negatif kontrol grubundan (Gr 4) anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı. Gr 1 ile Gr 2 de Ca/P değerleri karşılaştırıldığında, bu değerin Biodentin grubunda daha yüksek ve farkın anlamlı olduğu saptandı. Gr 3 ile Gr 1 (sağlam dentin) grubundaki Ca/P değerleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmadı. Mikrosızıntı çalışmasında elde edilen bulgulara göre; Gr A ve Gr B gruplarının ortalama mikrosızıntı değerleri arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu ve Biodentin materyalinin sızdırmazlığının cam iyonomer simandan daha yüksek olduğu saptandı (p>0.1). Biodentin ile kompozit gruplarına ait değerler karşılaştırıldığında, anlamlı bir farklılık saptanmadı. CİS grubunda mikrosızıntı değerleri, kompozit grubundan anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Ayrıca sıra değeri ortalamasına göre Biodentin grubunun ortalama mikrosızıntı değerinin, diğer gruplara kıyasla en düşük olduğu belirlendi. Sonuç olarak yapılan bu in vitro çalışmanın sınırları dahilinde, yapay çürük oluşturulmuş dentin lezyonlarında Biodentinin gerek remineralizasyon kabiliyetinin gerekse sızdırmazlığının cam iyonomer simandan daha yüksek olduğu saptandı. Biodentinin restoratif amaçla kullanılabileceği, ancak başarısının değerlendirileceği uzun dönemli klinik çalışmalara gerek olduğu sonucuna varıldı.

Detay görüntüle