Otizm spektrum bozukluğu olgularındaki duyusal işlemleme sorunlarının altında yatan nöral bağlantıların beyin görüntüleme yöntemi ile araştırılması

Proje no. 21490 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2020

Özet

Otizm sprektrum bozukluğu (OSB) tanısına sahip çocuk ve gençlerin bir kısmında tanı ve izlem sürecinde duyusal hipo/hipersensitivite varlığı karşımıza çıkan bulgulardan biridir.  DSM-5’te duyusal işlemleme bozukları ayrı bir sendrom/bozukluk olarak yer almamaktadır fakat OSB ‘nin tanı kriterleri içine duyusal uyaranlara karşı hipo ve hiper duyusal reaktive olması dahil edilmiştir. Duyusal işlemleme bozukluğu olan çocuklarda bu bozukluk izole olarak görülebildiği gibi; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, OSB gibi psikopatolojilerde komorbidite olarak da görülebilir. OSB tanılı çocukların %90’ından fazlasında duyusal işlemlemede değişiklikler ve bu değişikliklere bağlı atipik davranışlar mevcuttur. Duyusal uyaranlara karşı görülen hipo ve hiper duyarlılık genel popülasyondaki çocukların %5-16’sında görülürken nörogelişmsel bozukluk tanısı olan çocuklarda bu oran %40-80’i bulmaktadır. OSB tanılı bireylerde beyinde duyusal hipo/hiperreaktivite ile ilişkili bölgesel ve bağlantılar arası farklılıkların incelenmesi ve olası sonuçlar ilgi çekicidir. OSB’de fonksiyonel konnektivite üzerine yapılmış dinlenim durumu fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme(fMRG), difüzyon tensor görüntüleme(DTG) tabanlı çalışmalarda birbiriyle uyumsuz pek çok sonuç elde edilmiştir ve çalışmalardaki veriler az sayıda olup yetersizdir. OSB ile ilgili bir hipotez OSB’de gözlenen farklı semptom gruplarının izole beyin bölgelerindeki değişikliklerden ziyade farklı alanlara dağılmış beyin bölgeleri arasındaki atipik ilişkilerden kaynaklandığı düşünülmektedir . Tüm bu çalışmalardan elde edilen ve klinik gözlemimiz sonucunda elde ettiğimiz veriler ışığında çalışmamızda  OSB tanılı çocuk ve gençlerde duyusal işlemleme problemleri olan ve olmayan olguların dinlenim halinde kranial görüntüleme eşliğinde karşılaştırılması,  bağlantı farklılıklarının tespit edilmesi, beyaz cevher bütünlüğünün değerlendirilmesi; elde edilecek sonuçlarla birlikte duyusal işlemleme sorunlarının altında yatan nöronal bağlantıların açığa çıkarılması amaçlanmıştır.

Detay görüntüle