PRP(Platelet Rich Plasma)’ nin Sıçanlarda Oluşturulan İntestinal İskemi Reperfüzyon Hasarını Önlemedeki Rolü

Proje no. 31872 · Durum: Kapanmış (Yayın bekleniyor) · 2023

Özet

<p>İskemi-reperfüzyon (IR) hasarı, kısa bir süre dokuya giden kan akımının yani dokunun oksijenlenmesinin bozulmasından (iskemi) sonra kan akımının (reperfüzyon) geri gelmesi nedeniyle dokularda oluşan hasar olarak tanımlanır. Çeşitli organları etkileyen, genellikle travma, şok, kanlanma bozukluğu, mezenterik arter trombozu,&nbsp;ve bağırsak tıkanıklığı gibi durumların bir sonucu olarak görülür. Bağırsakta, kan akımının durması; trombüs oluşumundan kaynaklanan mezenterik vasküler tıkanıklıktan ya da kardiyopulmoner hastalığın sebep olduğu emboliden kaynaklanabilir. Bağırsakları besleyen kan akımın bozulması, fıtık, volvulus ve invajinasyon veya mekanik bağırsak obstrüksiyonu ile ilgili olabilir. Kan akımındaki azalma veya tamamen kesilme, normal hücresel fonksiyon için gerekli oksijen kaynağını ortadan kaldıracağından hem hücresel hasara hem de ölüme neden olur. Bağırsak epitelinin salgı ve emilim fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için yüksek bir enerji ihtiyacı vardır ve bu nedenle kan akımındaki azalmalara karşı özellikle hassastır. Reperfüzyon iskemiye uğrayan dokunun yeniden kanlanması ile oluşur ve hücrelere yeniden oksijen girişi sağlanır. Reperfüzyon başladığında, oksijenden zengin kan iskemik dokuya gelir ve paradoksal olarak dokuyu daha fazla zedeleyen bir reaksiyon sürecini başlatır. İskemi reperfüzyon hasarı iskemi ile dokularda oluşan toksik metabolitlerin reperfüzyon sonrası gelişen hücresel ve humoral olaylar ile hücrelerde oluşan hasarın geri dönüşümsüz olarak artmasına denir, özellikle reperfüzyon sonrası dokulara gelen oksijenden oluşan serbest oksijen radikalleri (SOR) bu süreçte önemlidir. Normal hücrelerde SOR oluşmakta olup dengeleyici mekanizmalar ile oluşacak hasar önlenir. Ancak iskemide biriken toksik metabolitler; azalan faktörler ve bozulan antioksidan enzim sistemleri nedeniyle doku tamiri ve revaskülarizasyonu sağlanamadığından iskemi sonrası reperfüzyon hasarı oluşur. Trombositten zengin plazma (platelet rich plasma-PRP) kişinin kendi kanından elde edilen ve içinde normal değerinden 4-5 misli fazla oranda trombosit olan bir solüsyondur. Klinikte doku iyileşmesine olan yararlarından dolayı dental, maksillofasiyal, yanık, ortopedik ve plastik cerrahi alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. PRP’nin yara iyileşmesindeki etkileri giderek daha iyi anlaşılmaktadır. PRP tedavisinin mekanizması; yaralanma bölgelerine konsantre trombosit enjeksiyonunun, birçok biyolojik olarak aktif faktörün (büyüme faktörleri, sitokinler, lizozomlar) ve adezyon proteinlerinin salınması yoluyla doku onarımını başlatabilmesidir. Amaç, yeni bağ dokusu sentezi ve revaskülarizasyon sağlamaktır. Ancak vücutta çeşitli yaralarda olumlu etkileri saptanan PRP’nin ingilizce literatürde intestinal iskemi reperfüzyon hasarını önlemedeki kullanımına rastlamadık. PRP’nin intestinal iskemi reperfüzyon hasarındaki etkinliğinin histopatolojik ve biyokimyasal yöntemlerle ilk kez incelendiği bu çalışma sonucunda yapılacak incelemelerle elde edilecek verilerin hipotezimizi desteklemesi durumunda diğer literatür destekleriyle birlikte ileriki dönemlerde klinikteki tedavi protokollerinde destekleyici olarak yer bulmasının ve mezenter vasküler tromboz, emboli veya nonoklüziv mezenter iskemi gibi patolojilerde denenmesinin önü açılacaktır.</p><p><br></p><p>İskemi dokulara yeterli kan ve kan ile gelen oksijen ve enerjinin dokulara ulaşamaması sonucu oluşan hücresel ve humoral değişikliklerdir. Bunun sonucu olarak zamanla dokularda hücresel ölüm gerçekleşir. İskemi oluşumunu engellemenin en önemli yolu dokulara olan kan akışını tekrar başlatmaktır ancak reperfüzyon sonrası dokulara gelen oksijen SOR(serbest oksijen radikalleri) oluşumuna neden olarak paradoksal olarak doku hasarının geri dönüşümsüz olarak etkilemektedir. Bu paradoksal hasara iskemi reperfüzyon hasarı denmektedir.</p><p>Bizim araştırmamız iskemi reperfüzyon hasarının önlenebilir olduğunu kanıtlamayı amaçlamış olup,&nbsp;<strong>Trombositten Zengin Plazmanın Sıçan Yumurtalığında Deneysel İskemi/Reperfüzyon Hasarına Koruyucu Etkisi</strong></p><p>Adlı literatürde bulunan 60 spraque dawney sıçan üzerinde 6 grup oluşturulmuş ve ; PRP sıçan overinde iskemi ve reperfüzyon hasarının önlenmesinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu örnek literatürde olduğu gibi bir çok benzer araştırma mevcuttur. Literatürdeki çalışmalar temel alınarak PRPnin daha önce gösterilmemiş olan mezenterik ve intestinal iskemi- reperfüzyon hasarını önlemedeki başarısını göstermeyi planlıyoruz.</p><p><br></p><p>Çalışmada toplam 32 adet Albino Wistar türü her iki eşeyden sıçan kullanılacak olup, sıçanlar rastgele 4 gruba ayrılacaktır. Deneyin istatistiksel olarak anlam belirtmesi açısından gruplar n=8 olarak seçilmiştir. Bu gruplar aşağıda belirtildiği gibi oluşturulacaktır:</p><p>1) Sham grubu (Grup Sham, n=8): Operasyona alınıp, iskemi modeli oluşturulmayacak ve PRP uygulanmayacak grup</p><p>2) IR (iskemi reperfüzyon) (Grup IR, n=8): İskemi reperfüzyon modeli oluşturulup PRP uygulanmayacak grup</p><p>3) PR (platelet rich plasma) (grup PR, n=8): Operasyona alınıp, iskemi reperfüzyon modeli oluşturulmadan PRP uygulanacak grup</p><p>4) IR+PR (iskemi reperfüzyon+PRP) (grup IR+PR, n=8): İskemi reperfüzyon oluşturulacak ve PRP uygulanacak grup</p><p>Çalışmada Ege Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde üretilmiş olan Wistar Albino sıçanlar kullanılacaktır. Bu çalışmada, 200-250 gr ağırlığına sahip 32 adet her iki eşeyden Wistar Albino sıçan ile çalışılması planlanmaktadır.</p><p>Anestezi uygulandıktan sonra, sıçanların subksifoid alanı tıraş edilip, temizlenecek, hayvanlara steril koşullar altında mini-laparotomi uygulanacak ve intestinal I/R model sıçanlarda superior mezenterik arter buldog klemp ile klemplenerek 60 dk&nbsp;sıcak iskemiye tabi tutulacak, ardından klemp açılarak PRP sistemik olarak arteryel dolaşıma verilecek&nbsp;120 dk reperfüzyona bırakılarak operasyon bölgesi cerrahi prosedürlere uygun bir şekilde kapatılacak.</p><p>&nbsp;Klemp açıldıktan sonra 120 dk&nbsp;reperfüzyon sonrası tüm gruplar anesteziye alınacak ve intrakardiyak 5 ml kan alınarak biyokimyasal ve moleküler biyolojik incelemeler için uygun koşullarda saklanacaktır. Relaparotomi yapılarak bağırsakların farklı noktalarından örnekler alınarak fiksatife konulacak; histopatolojik ve immünohistokimyasal boyamalar ile incelenecektir.</p>

Detay görüntüle