TRACING MEMORY AND THE QUEST FOR BELONGING: HOME, OBJECTS, AND EVERYDAY LIFE IN ZESTO PSOMİ
Makaleler > Tam Makale · 2025
Yazarlar: Bağcı, Müberra
Balkanistik Dil ve Edebiyat Dergisi, Vol. 8 No. 1, Uluslararası, 2025
Özet
Feyza Hepçilingirler’in 2023’te yayımlanan Zesto Psomi romanı, 1923 Türk-Yunan nüfus mübadelesini anlatının merkezine yerleştirerek bellek ve aidiyet arasındaki bağı sorgular. Roman, mübadelenin kimlik, mekân ve bellek dünyasında yarattığı sarsıntıyı kültürel bir dönüm noktası biçiminde yansıtır. Bu çalışma, romanda ev, eşya ve gündelik yaşam çevresinde şekillenen bellek temsillerini inceleyerek mübadelenin bireysel ve toplumsal düzeyde nasıl bir aidiyet arayışına dönüştüğünü tartışmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın kuramsal çatısını Jan Assmann’ın kültürel bellek, Maurice Halbwachs’ın kolektif bellek, Paul Connerton’un bedensel pratikler, Pierre Nora’nın hafıza mekânı, Pierre Bourdieu’nün habitus ve Paul Ricoeur’ün hatırlama-unutma diyalektiği kavramları oluşturur. Bu kavramlar aracılığıyla romanın gündelik pratikler, ritüeller ve nesneler aracılığıyla belleği yeniden kurma biçimleri analiz edilmiştir. Üç ana bölümden oluşan makalede öncelikle ev, bireysel kimliğin ve aidiyetin simgesel zemini olarak incelenmiş; ardından eşyaların hatırlamanın somut taşıyıcılarına dönüşümü tartışılmış; son olarak ise ritüeller ve gündelik yaşam pratikleri, kültürel belleğin sürekliliğini sağlayan temel unsurlar olarak değerlendirilmiştir. Zesto Psomi, mübadelenin yarattığı kayıp duygusunu eşyalar, yemekler ve mekânlar üzerinden yeniden anlamlandırarak belleğin gündelik hayatla iç içe geçtiği duygusal ve kültürel bir zeminde, köksüzlükle mücadele etmenin ve aidiyeti yeniden inşa etmenin estetik bir örneğini sunar.