THE THREE PILLARS OF CREATION IN THE TURKISH BELIEF SYSTEM: WATER, MOON, AND WOMAN
Makaleler > Tam Makale · 2026
Yazarlar: Nagihan BAYSAL YURDAKUL
Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi No. 118, Uluslararası, 2026
Özet
Bu makale, Türk inanç sistemi içerisinde yaratım olgusunun doğrusal ve tekil bir başlangıç anı olarak kabul edilmediğini; süreklilik, döngüsellik ağı içerisinde işleyen bir süreç olarak kavrandığını ileri sürmektedir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi, yaratımı açıklayan unsurların bağımsız sembolik unsurlar olarak ele almak yerine, birbirini üreten ve dönüştüren ilişkisel bir bütünlük içinde incelenmesi gerektiği varsayımına dayanmaktadır. Bu doğrultuda su, ay ve kadın; Türk kozmolojik tasavvurunda yaratımın üç temel bileşeni olarak değerlendirilmiş ve her bir unsurun ontolojik, zamansal ve bedensel düzlemlerde üstlendiği işlevler analiz edilmiştir. Su, varlığın ilksel maddesi ve potansiyel taşıyıcısı olarak yaratımın kozmik zeminini temsil ederken; ay, döngüsel zaman anlayışını kuran ritmik bir düzenleyici olarak yaratımın sürekliliğini temin etmektedir. Kadın ise doğurganlık, dönüşüm ve bedensel deneyim üzerinden yaratımın somut ve yaşantısal tezahürünü ortaya koymaktadır. Çalışma, bu üç unsurun yalnızca mitik anlatılar düzeyinde kalmadığını; ritüeller, inanışlar ve gündelik pratikler aracılığıyla yeniden üretildiğini ve böylece yaratımın süregelen bir süreç olarak kültürel bellekte yer aldığını göstermektedir. İlişkisel okuma yöntemiyle geliştirilen bu yaklaşım, Türk inanç sisteminde yaratımın kozmik, toplumsal ve bedensel düzlemleri eş zamanlı olarak kesiştiren bütünlüklü bir yapı sergilediğini göstermektedir. Bu nedenle yaratımın sadece bir başlangıç anlatması düşüncesiyle ele alınmamasını; süreklilik içinde işleyen bir oluş süreci olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.