PSA dansitesinin robotik radikal prostatektomi sonuçlarına etkisinin incelenmesi
Makaleler > Tam Makale · 2025
Yazarlar: Alp Akyol, Kasım Emre ERGÜN, Mustafa Serdar KALEMCİ, Adnan ŞİMŞİR, Fuat KIZILAY
Ege Tıp Dergisi, Uluslararası, 2025, cilt 64, ss 256-261
DOI: 10.19161/etd.1577638
Özet
Amaç: Prostat spesifik antijen dansitesi (PSAD), prostat kanseri tanısında kullanılan serum prostat spesifik antijen (PSA) düzeyinin prostat volümüne oranlanması ile elde edilen tanısal bir belirteçtir. Prostat büyümesi ile PSA düzeylerindeki artışın korele olması nedeniyle tanısal değerlendirmede bu oran sıklıkla kullanılmaktadır ancak cerrahi sonuçların öngörülmesinde kullanılmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, lokalize prostat kanseri için robotik radikal prostatektomi geçiren hastalarda PSA dansitesinin cerrahi sonuçlar ve postoperatif komplikasyonlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışması, Temmuz 2020 ile Haziran 2022 arasında robotik RP uygulanan 154 hastanın verilerini analiz etmiştir. PSAD, preoperatif PSA düzeyinin (ng/mL) transrektal ultrason (TRUS) veya multiparametrik MRG ile elde edilen prostat hacmine (mL) oranı olarak hesaplanmıştır. Elektronik dosya arşivi taraması ile toplanan veriler demografik bilgiler, preoperatif PSA düzeyleri, prostat hacmi, cerrahi parametreler ve postoperatif sonuçları içermektedir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 65 (6,69) olup, yaş aralığı 46 ile 80 arasındadır. Preoperatif PSA düzeyleri 2.19 ile 35.4 ng/mL arasında değişmekte ve ortalama 7,75 (4,73) ng/mL olarak bulunmuştur. Prostat hacmi ortalama 47,73 (16,1) mL'dir. PSAD değerlerinin dağılımında hastaların %18,8'i düşük risk, %34,4'ü orta-düşük risk, %22,1'i orta-yüksek risk ve %24,7'si yüksek risk grubundadır. Daha yüksek PSAD ile pozitif cerrahi sınır oranları %18,75, %31,91, %44,12 ve %51,22 olarak saptanmıştır. PSAD'nin vezikoüretral anastomoz stenozu (VUAS) (p=0.8) veya anastomoz kaçakları (p=0.9) üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Lojistik regresyon analizi, PSAD (katsayı 3.02, p=0.051) ve T3a kanserin (katsayı 1.48, p=0.018) pozitif cerrahi sınırların anlamlı prediktörleri olduğunu göstermiştir. ROC eğrisi analizinde, PSAD'nin AUC değerinin (0.65), T3a kanserin AUC değerinden (0.55) daha yüksek olduğu saptanmış olup bu durum PSAD’nin T3a kanserden daha iyi bir pozitif cerrahi sınır belirteci olabileceğini göstermektedir. Sonuç: Bu çalışma, robotik radikal prostatektomi geçiren hastalarda yüksek PSAD'nin pozitif cerrahi sınır riskini artırdığını ve cerrahi sonuçları öngörmede önemli bir biyobelirteç olabileceğini göstermektedir. Ancak, PSAD'nin postoperatif komplikasyonlar üzerinde anlamlı bir etkisi yoktur, bu da daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir. PSAD, cerrahi sonuçların iyileştirilmesinde önemli bir rol oynayabilir.