Uşaklıgil’in “Onu Beklerken” Öyküsünde Bir Esaret Deneyiminin Kurgusal Anlatısı
Articles > Article · 2024
Authors: Dilek DİRENÇ, Fahriye Dinçer
Uluslararası Dil Edebiyat ve Kültür Araştırmaları Dergisi, Refereed Journals of Other Institutions, International, MLA International Bibliography, 2024, vol 7, pp 874-887
Summary
ÖZET Halit Ziya Uşaklıgil öykü, roman ve otobiyografik yazılarında köleleştirilmiş Afrikalıların deneyimlerini anlama ve anlamlandırma çabalarıyla dikkat çeker. Köleleştirilmiş Afrikalıları merkeze yerleştirerek, özneliğe sahip karakterler olarak işler. Kendi gözlem ve tanıklıklarından yola çıkan yazar, eserlerinde köleliğin yarattığı ötekilerin seslerini duymayı ve duyurmayı, bu seslerin anlattıklarını anlamayı ve aktarmayı denemiştir. Yazarın “Onu Beklerken” (1908) adlı öyküsü, on altı yaşlarındaki Afrikalı bir kızın Çad Gölü kıyılarında esir alınmasıyla başlayıp, getirildiği Osmanlı konağında kısa süre sonra gerçekleşen ölümüyle sonlanan bir esaret yolculuğunun hikâyesidir. Yazar ekosisteminden koparılan, benliği ve özgürlüğü elinden alınan, kendini yabancı bir dünyada buluveren Afrikalı kızın esaret deneyimine ses vermeyi seçerek, köleleştirilmiş Afrikalılara ilişkin basmakalıp tipleme ve önyargılara saplanmadan, alternatif bir esaret anlatısı üretir. Bu makale esaret altına alınmış ve ‘öteki’ olarak konumlandırılmış bireyin yaşantı ve duygularını esaret, şiddet ve ötekileştirme bağlamında çözümlemeyi hedefler. Kullandığı imgeler, semboller ve lirik dil aracılığıyla Uşaklıgil’in okuru kölelik kurumunun adaletsizliğini sorgulamaya yönlendirdiğini, toplumsal vicdana seslenerek yakın geçmişin kölelik pratikleri konusunda döneminin yerleşik kabullerine itiraz ettiğini ve böylece etik bir duruş ortaya koyduğunu ileri sürer.