Pediatrik olgularda beynin değerlendirilmesinde ve pediatrik beyin hastalıklarının tanısında manyetik transfer MRGnin yeri
Makaleler > Tam Makale · 2017
Yazarlar: Elçin Aydın, Cenk ERASLAN, Pelin Yüzbaş, Nuri Şener
Ege Tıp Dergisi, Uluslararası, 2017, cilt 56, ss 11-16
DOI: 10.19161/etd.344292
Özet
Amaç: Pediatrik grup santral sinir sistemi (SSS) patolojilerinde MTnin konvansiyonel MRI sekanslarına katkısı, normal olgularda MT bulguları ve yaşa göre gösterdiği değişikliklerin sunulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Hastanemize değişik nörolojik yakınmalarla başvuran 126 hasta (48 kız, 78 erkek), 28 olgu infant (1 ay-2 yıl), 98 çocuk (2-18 yıl) olmak üzere 2 farklı yaş grubundaydı. Konvansiyonel ve MT MRI incelemeleri yapıldı. Normal gruptaki olgularımızın verilerinin istatistiksel değerlendirilmesinde t-test, korelasyon ve varyans analizi yöntemleri kullanıldı. Bulgular: Altmış altı normal olgunun (36 erkek, 30 kız çocuğu), 18 anatomik lokalizasyonda cinsiyet ile Manyetizasyon Transfer Ratio (MTR) arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmadı. Normal gruptaki (28 olgu 0-24 ay, 26si 24-108 ay, 12si 109-192 ay) yaş grubunda olgularda MTR değerlerinin ilerleyen yaş ile artışı korelasyon analizine göre yapılan incelemede talamus dışında istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Gri cevher yapılarında en yüksek değer globus pallidus, nucleus dentatus ve nucleus ruberde izlenmiştir. Klinik ve konvansiyonel MRG teknikleri ile tanısı konulan nörometabolik ve nörodejeneratif hastalıklarda, SSS enfeksiyonları, beyin tümörleri gibi SSS patolojilerinde aynı yaş grubundaki normal olgularla karşılaştırmalı olarak yapılan değerlendirmede etkilenen alanlarda daha düşük MTR değeri bulundu. Sonuç: Rutin kullanıma girmemiş olan MT görüntülemenin tek başına değil ama diğer MR sekansları ile birlikte tanıya yardımcı olduğu düşünülmektedir.