Kronik ağrıda psikiyatrik değerlendirme

Makaleler > Tam Makale · 2017

Yazarlar: Hayriye ELBİ

TOTBID Dergisi, Diğer Kurumların Hakemli Dergileri, Uluslararası, 2017, cilt 16, ss 169-173

DOI: 10.14292/totbid.dergisi.2017.25

Özet

TOTBİD DergisiTürk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği önemli rol oynar.Kronik ağrının değerlendirilmesi, tüm bu boyutları dikkate alarak yapılmalıdır.[1] AĞRIYA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIMAğrının 2000'lerde, beşinci yaşamsal belirti olarak tartışılmaya başlanmasından bu yana, önemi daha fazla hatırlanarak değerlendirilmektedir.Ağrının psikiyatrik değerlendirmesinde eşlik eden psikiyatrik bozukluklar ile, ağrının kronikleşmesi açısından risk taşıyan özellikler ayrı ayrı ele alınmalıdır.Algısal bir olay ve dokuya yönelik bir tehdit ile başlayan ağrı önemli koruyucu sinyalimiz iken; farklı çevresel, kültürel ve sosyal özelliklerin, kişisel yatkınlıkların devreye girmesi ile, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, bazen de günlük yaşamı dayanılmaz hale getiren bir boyuta gelebilir.Ağrının bir bütün olarak değerlendirilmesi, iyi hekimlik ve başarılı tedavi düzenlemede yolumuzu açan bir anahtar olabilir.[2] K ronik ağrı hastasının multidisipliner değerlen- dirmesi, nedenleri ve sonuçları çok boyutlu olan bu durumu anlamamızda ve gerekli tedaviyi planlamamızda önemlidir.Ağrı, bedensel bir tehdidin habercisi olarak başlasa da, kronikleştikçe algısal boyut azalıp affektif ve bilişsel yönler güçlenir; buna bağlı eşlik eden ruhsal bozukluklar gelişebilir, yaşam kalitesi düşer; kişiler kronikleşen ağrıda yeni uyumlar ve yeni yaşam tarzları geliştirir.Ağrı hastası ile çalışan hekim, ağrı değerlendirmesinde hastanın yakınmasının, buna neden olan tıbbi patoloji ile ne kadar ilgili olduğunu anlamayı ister.Bunun için de, ağrıya normal yanıtın ne olduğunu anlaması, sonra da herhangi bir nedenle başlayan ağrıya psikiyatrik bozuklukların eşlik edebileceğini veya ruhsal durumun ağrının kronikleşmesine katkıda bulunabileceğini hatırlaması gerekir.

Detay görüntüle