Afet Yönetiminde Sürdürülebilir Kriz İletişimi

Kitaplar > Bilimsel Kitap · 2024

Yazarlar: Selma Didem ÖZŞENLER, Lale Barçın AKA

Bilimsel Kitap, 2024, Akademisyen Kitabevi, Diğer, Türkiye, Ankara, Uluslararası

DOI: 10.37609/akya.3097

Özet

<p>&nbsp;İnsanlığın var oluşundan bu yana yaşanan krizler ve meydana gelen afetler, insanoğlunu ve doğayı olumsuz anlamda sürekli olarak etkilemiştir. Ancak bu gerçekliği kabullenip hiçbirşey yapmıyor olmak vatandaşlık sorumluluğuna sığmaz. Bu sebeple her yıl ülkemizde yaşanan çeşitli afetler ile ve özellikle (deprem, sel, ve yangın felaketleriyle) ilgili birey olarak yapılabilecekler noktasında kolları sıvamak gereklidir. Afet bilgilerine sahip olmak, afetin ne kadar yakın olduğunu bilmek ve hangi bölgelerin yardıma ihtiyacı olduğu konusunda doğru karar vermek afet müdahaleleri için etkili yardım sunabilir. Toplumumuzda, küresel bilgileri gerçek zamanlı olarak aktaran medya çeşitliliğinin varlığı afetin önemini kaçınılmaz olarak gözler önüne sermektedir. Başka bir deyişle, ne zaman ve ne olursa olsun koşullar, risk iletişiminin kalitesi ve afete karşı dikkati yöneltmek güncel bilgilerin sürekli takibini sağlamaktadır. Kriz iletişimcisi profesyonellerden oluşan topluluk kurumun iç ve dış iletişim işbirliğini sağlayıcıdır. Bugüne kadar, iletişim araştırmaları çoğunlukla kriz iletişiminin nasıl yapılacağına dair bilgi geliştirmiştir. İletişimciler kriz zamanlarında dış paydaşlarla iletişim kurmaktadır ancak genellikle iç kriz sırasında iletişim ihmal edilmiştir. Ayrıca, kriz hakkında bilgi veren iletişimciler, yani asıl iletişimi yapanlar sınırlıdır. Önceki çalışmalarda, bürokrasi ve organizasyon içinde, bazı finans ve insan kaynakları fonksiyonlarının daha yüksek statülü, idari işlevlerin ise daha düşük statülü görülmesi sebebi ile hiyerarşik eşitsizlik kaynaklı her birimden yeterince destek alınamadığı görülmektedir. İletişim kuranlar, bir idari destek işlevi olarak görülebilir. Bu nedenle, iletişimcinin temel faaliyeti şuna bağlıdır: kontrolü ve hiyerarşiyi vurgulayan ve sınırları çizen, günlük iş süreçlerinde etki ve takdir alanı yaratan kişi olmalıdır. Ayrıca kriz iletişimcileri destek işlevini yerine getirebilecek idari personel uzmanlarını da programlamaktadırlar. Ancak idari görevli olmaz ise örgütsel güç dengeleri arasında kaybolup giderler ise iletişim kaynakları güçsüz kalır. Kriz iletişimcisinin görevi ve olay anındaki rolü oldukça önemlidir. Ancak bu çalışmada bir nokta daha dikkate alınmaktadır. Amerika, Japonya ve Finlandiya gibi doğal afet felaketine maruz kalan ülkeler doğal afetten korunmak için afet öncesi, afet anı ve afet sonrası çalışmalarda neler yapmaktadırlar? Özellikle spesifik alan olan eğitim kurumlarında yaptıkları çalışmalar dikkate alınıp Ege Üniversitesi’nin afet modeline yönelik neler gerçekleştirilebilir noktasında çalışma yapılmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalar, tarih öncesinde yaşayan insanların bile o dönemlerde, günümüzde var olan açlık, kazalar, salgın hastalıklar gibi pek vi Önsöz çok riskle karşı karşıya kaldığını ve bunları azaltmak için çıkar yol aradıklarını göstermektedir. Bunlarla birlikte insanlığın gelişme sürecine ek olarak afet ve kriz yönetimi becerisi de aynı oranda artmıştır. Bu çalışmada afet anında ve devam eden süreçte Prizma Modeli ile sistematik derleme yöntemi ile 3 veri tabanında yazılmış olan makaleler seçilip taranarak başka ülkelerde afet döneminde yapılan sürdürülebilir kriz iletişimi çalışmaları incelenecektir. Ege Üniversitesinin https:// ege.edu.tr/tr- 6439/afet_yonetimi.html sayfasında var olan acil durum eylem planına ek ve sürdürülebilir bir model tasarlanacaktır. Etkin bir afet planlamasında en önemli unsur afet gelmeden önce hayat kurtarıcı önlemleri almaktır. Afet geldikten sonra yapılan çalışmaların hayat kurtarma özelliği öncesine göre çok sınırlı olmaktadır. Türkiye’nin mevcut afet yönetim planlarının yeniden gözden geçirilerek afet gelmeden önce yapılması gerekenlerle ilgili çalışmalara daha fazla ağırlık verilmesi gerekmektedir. Bu açıdan; 1. Her örgütün bir afet planının olması haricinde sürdürülebilir hedeflerinin olması gerekmektedir. Örgütlenme içerisinde insanların görev, yetki ve sorumluluk alanları son derece net olmalı ve herhangi bir boşluk bırakılmamalıdır. 2. Her örgütte afet gönüllüsü oluşturulmalı bu gruplar iyi bir eğitimden geçirilmelidir. Bu gruplar da kendi içlerinde birimler halinde uzmanlaşmalıdır. 3. Afet yönetiminde mesafe almış ülkelerdeki afetlerle mücadele modelleri ve birimleri araştırılmalı, bu ülkelerin yapmış olduğu en iyi uygulamalar (müdahale, koordinasyon, uyum ve yönetim mekanizması, eğitim vs.) örnek alınarak Türkiye koşullarına uyarlanmalıdır. Bazı ülkelerin bazı uygulamalarda ön plana çıktığı açıktır (Japonya’nın depremde, Finlandiya’nın afet eğitiminde olduğu gibi). Depremin fazlaca gerçekleştiği ülkelerdeki sürdürülebilir kriz iletişimi modeli incelenerek Türkiye’de bu modelin uygulanabilirliği ele alınacaktır. Özellikle de üçüncü madde doğrultusunda oluşturulacak bu çalışma projenin özgün değerini oluşturmaktadır. Hali hazırda yapılıp uygulanmış çalışmaların tespit edilip ülkemize uyarlanması afet zamanı sürdürülebilir kriz iletişimine yenilikçi ve öncü bir bakış açısı sunacaktır. Proje Numarası: 29678 Proje Adı “Afet Yönetiminde Sürdürülebilir Kriz İletişimi: Afet Yönetimi Üzerine Bir Analiz ve Model Önerisi” olan projemiz Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmiştir. Destekleri ve süreçte katkılarından dolayı kendilerine teşekkürü borç biliriz. Yapılan bu çalışmamızın yeni projelere katkı sunması dileği ile</p>

Detay görüntüle