ENGELLİ KADINLARDA DOĞUM KONTROLÜ KULLANIMI VE ERİŞİM ENGELLERİ
Kitapta bölümler > Diğer · 2024
Yazarlar: Zeynep DAŞIKAN, EBRU CİRBAN EKREM
ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUK ANNELERİ, Diğer, Ege University, B, Uluslararası, 2024, ss 221-235, Türkiye, İzmir
Özet
<p>Engellilik kelime anlamı olarak bir yetersizlik ya da özür sonucu yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel faktörlerin beraberinde bir kişinin kendisinden beklenilen işlevleri yerine getirememesi durumudur. Engelli kişi ise doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık ya da kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine uyamayan kişidir. Engelli kişiler literatürde görme, zihinsel, işitme, konuşma ve fiziksel rahatsızlıkları olanlar şeklinde sınıflanmıştır (Fletcher vd., 2023; National Partnership For Women & Families and Autistic Self Advocacy Network, 2021). Dünya nüfusunun yaklaşık %15'inin herhangi bir engelle yaşadığı tahmin edilmektedir (World Health Organization (WHO), 2020). Ülkemizde ise Türkiye Ulusal Engelli Veri Sistemine kayıtlı ve hayatta olan engelli bireylerin %44’ü kadın, %56’sı erkektir (T.C. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 2020). Engelli kadınlar, toplumda cinsiyet rolleri nedeniyle erkeklere göre daha dezavantajlı konumdadır (Cirban Ekrem vd., 2023).</p><p>Engelli kadınlar, dünya çapında temel bir insan hakkı olan Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı (CSÜS) haklarıyla ilgili bilgi ve hizmetlere erişme ve bu haklarını kullanma konusunda en fazla zorluk yaşayan gruptur (Güler ve Erbil, 2023). Hâlbuki engeli olan ve olmayan kadınlar kapsamlı CSÜS hizmetlerine ulaşma konusunda eşit haklara sahiptir. Fakat engelli kadınlar bedensel özerkliklerini kullanma, özgür ve bilinçli üreme gibi konularda birçok engel ile karşılaşmaktadır (Fletcher vd., 2023; Horner Johnson vd., 2019). Engelli bireylerin karşılaştığı sağlık ve sosyal alandaki eşitsizlikler, bu bireylere uygulanan yapısal ve toplumsal engellerden kaynaklanmaktadır (Fletcher vd., 2023). Günümüzde hala engelli kadınların büyük çoğunluğu CSÜS konusunda söz sahibi olamamakta, aseksüel kabul edilmekte ve üreme hakları yokmuş gibi değerlendirilmektedir. Bu nedenle engelli kadınlar CSÜS hizmetlerine ulaşma ve hizmet alımı konusunda ciddi engellerle karşılaşmaktadır (Güler & Erbil, 2023). Bu durum uluslararası hukukun, özellikle de engelli bireylerin CSÜS konusunda özgür ve bilinçli kararlar alma hakkını onaylayan Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinin 23. maddesinin ciddi bir ihlalidir (Wu vd., 2017). Üreme sağlığı hizmeti alımı önündeki önemli engeller, engellilerin kendisinden değil, kültürel, toplumsal ve yapısal engellerden kaynaklanmaktadır (Fletcher vd., 2023). Sağlık hizmetleri tüm bireylere eşitlikçi yaklaşım ile bedensel özerklik, ebeveynlik, doğum kontrolü ve kürtaj da dahil olmak üzere tüm konularda uygun, erişilebilir, ayrımcılık ve damgalanmadan uzak bir şekilde sunulmalıdır.</p><p><br></p>