Tatar Yazar Rinat Muhammediyev'in Kaleminden Turan Yazgan
Makaleler > Tam Makale · 2021
Yazarlar: Mehmet Yasin KAYA
İdil Ural Araştırmaları Dergisi, Diğer Kurumların Hakemli Dergileri, Uluslararası, Asos, 2021, cilt 3, ss 27-40
DOI: 10.47089/iuad.826322
Özet
<p style="text-align: justify; ">Tataristan’ın önde gelen yazarı ve devlet adamı Rinat Muhammediyev ile Türk dünyasının günümüzdeki Gaspıralısı olarak tanınmış Turan Yazgan’ın dostlukları 1990’lı yılların başına dayanır. Bu aynı zamanda, dağılma sürecine giren SSCB’nin o dönemde tebaası olarak yaşayan Türklerin de kendi içlerinde ve Türkiye ile daha rahat yakınlaşmaya ve dostlaşmaya başladıkları yıllardır. Bu şartların verdiği rahatlıkla 1990 yılının Ekim ayında ilk kez Türkiye’ye gelen Rinat Muhammediyev, elbette o dönemde ve günümüzde olduğu üzere, o topraklardan gelen her aydın gibi soluğu Turan Yazgan’ın büyük emekleriyle kurulan Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nda alır. Vakıfta bir masa etrafında başlayan ilk sohbet, yıllar geçtikçe başta eğitim olmak üzere Türk dünyasının türlü sorunlarının görüşüldüğü, karşılıklı geliş gidişler için yolların arandığı, devletler nezdinde çeşitli ilişkilerin en sağlam şekilde nasıl kurulabileceği gibi önemli konuların yanı sıra; karşılıklı aile sırlarına bile vakıf olabilecek türden bir dostluğa evrilir. Bu ilişki, Turan Yazgan’ın 22 Kasım 2012 tarihinde sonsuzluğa yürüyüşüyle son bulsa da Rinat Muhammediyev, bu dostluğun ölümsüzlüğünü göstermek amacıyla 2015 yılında Tatar Türkçesiyle kaleme aldığı Küzaçkısız Buran “Göz Açtırmayan Boran-Turan” adlı romanını 2016’da yayımlar. Aynı yıl, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından Türkiye Türkçesiyle yayımlanan roman, bu makalenin ana konusunu ve kaynağını oluşturacak; böylelikle bir Tatar yazarın gözünden Turan Yazgan’ın Türk dünyasına adanmış hayatı değerlendirilmeye çalışılacaktır<br></p>